Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
3.190 madde · “S” harfi
- stereoisimStereofoni ve stereofonik'in kısaltılmış biçimi
- stereofoniisimKaydedilen veya radyo ile yayımlanan sesleri, ses kaynaklarının mekândaki dağılımına uygun olarak iletme tekniği, stereo
- stereofonikisimStereofoni ile ilgili olan
- stereografiisimKatı nesneleri bir düzlem üzerinde gösterme sanatı
- stereoizomerisimAynı atom yapısında fakat biçimsel yapılanması farklı olan bileşikler.
- stereoskopisimStereoskopik çiftlerin incelenmesinde kullanılan ve konuyu kabartma olarak gösteren optik âlet
- sterilizasyonisimBir yaranın, bir maddenin, lâboratuvar veya ameliyat alet ve araçlarının taşıdığı ferment ve mikropları yok etme
- sterilleşmeisimSterilleşmek işi veya durumu
- sterilleşmekfiilSteril duruma getirilmek
- sterlinisimİngiliz lirası
- steroitisimBitki ve hayvanlarda bulunan üçü altılı, biri beşli olmak üzere dört hidrokarbon halkası içeren sterollerin, safra asitlerinin ve hormonların yapısına giren bir lipit grubu.
- sterolisimHayvanlarda, bitkilerde ve D vitamininde bulunan, daha çok karbon atomlarından oluşan, alkol niteliğinde organik bir madde
- stetoskopisimKalbin ve iç organların hareketlerini dinlemeye yarayan araç
- steyşınisimArkasında kapısıyla bir ya da iki koltuğu ve eşya konacak yeri bulunan binek otomobili, steyşın vagon
- stilisimüslup
- stilettoisimyüksek ve sivri topuklu kadın ayakkabısı
- stilettoluisimStiletto giymiş kişi
- stilistisimÇağdaş moda anlayışı ile giyim sektörünün hazır giyim ve ısmarlama giyim birimlerinde giysi modellerini tasarlayıp, bu tasarımlara uygun tekstil ürününü saptayan ya da tekstil ürününe göre model tasarımı ve uygun aksesuar seçimi yapan, bütün bu çalışmalarını resim, çizgi ve grafiklerle oluşturan kişi, giyimçizer.
- stilistikisimBiçembilim
- stilizasyonisimBir motifi ayrıntılarından arındırarak sadeleştirme, yeniden biçimlendirme.
- stiloisimDolma kalem
- stipulisimYaprak sapının gövdeye bağladığı noktada sapın iki yanında sapa bağlı veya bağlı olmayan pulsu, dikensi, zarsı yapılar.
- stoacıisimStoacılık yanlısı (kimse, görüş vb)
- stoacılıkisimAklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç olarak koyan Kıbrıslı Zenon'un kurduğu öğreti
- stokisimyığım
- stokajisimyığımlama
- stoklamaisimStoklamak işi veya durumu
- stoklamakfiilIhtiyacın üstünde bir malı aşırı miktarda yığmak
- stokçuisimyığımcı
- stopisimtelgraf ve telefonla olan haberleşmelerde cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılan bir söz, durak