Sözlük / Kategoriler / Terimler
Askerlik
Ordu, silah ve savaşla ilgili terimler.
589 madde
- kovanisimfişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık
- koğuşisimKışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda.
- koşunisimYan yana durmuş asker dizisi.
- kruvazörisimDeniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla toplarla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi
- kuburisimTuvalet deliğinden lağıma inen boru.
- kubur sıkmakifadeSilah atmak, tabanca sıkmak
- kumandanisimkomutan
- kumandan gemisiisimKumandanın komuta ettiği donanma gemisi
- kumanyaisimYolculuk için hazırlanan yiyecek
- kunaiisim20-30 cm uzunluğunda demirden bir atılabilir bıçak olup, kökeni kazma aleti olan, ninja ve samuraylar tarafından yakın dövüşte ve fırlatmada kullanılan, sapında ip bağlanabilen delik bulunan çok amaçlı Japonya kökenli bir silah.
- kundakisimYeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez
- kundaklamakfiilBebeği kundağa sarmak.
- kuralısıfatkurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen
- kurmayisimHarp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay
- kurmay başkanıisimOrdu, tümen, tugay gibi birliklerde ve askerî akademilerde karargâh subayı.
- kuruluşisimkurulma işi, kurum, organizasyon, teşkilât
- kurşunisimatom numarası 82 olan mavimtırak esmer renkte kimyasal element
- kusarigamaisimFeodal Japonya kökenli, orak ve metal ağırlık bağlı bir zincirin birleşiminden oluşan geleneksel bir yakın dövüş silahı.
- kuvvetisimMaddî güç, canlı bir organizmanın faâliyetini sağlayan güç
- kuşisimYumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı.
- kuşatmaisimkuşatmak işi
- kuşatmakfiilçevresini sarmak, çevrelemek
- köprübaşıisimİlerlemek için çıkılan elverişli kıyı veya tutulan önemli nokta.
- kütüklükisimİçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta; fişeklik.
- kılıçisimUzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah; tığ
- kınisimbıçak, kılıç gibi kesici araçı kabı
- kırkbeşlikisimbir tabanca türü
- kırkikilikisimBir tabanca türü
- kırlangıçisimKırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş; (Hirundo).
- kırmaisimKırmak işi; nakız