Sözlük / Kategoriler / Terimler
Ekonomi ve Ticaret
Ekonomi, ticaret, bankacılık ve işletme terimleri.
1.012 madde
- satmakfiilbir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek
- satıisimsatma işi, satış
- satıcıisimalıcıya bir şey satan kişi, satan
- satılmakfiilsatmak işi yapılmak
- satımisimsatma işi, satış
- satın almakfiilbir cismi belirlenen fiyatını ödeyerek kendine mal etmek
- satışisimsatıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem, satım
- satış noktasıisimperakende satın alım işleminin tamamlandığı zaman ve konum
- satış sarayıisimSatış merkezi
- satış yeriisimbir malın satıldığı yer
- saycaisimBirine peşin para istemeden belirli bir ölçüye kadar mal verme.
- sazeviisimHer türlü müzik aleti yapılan veya satılan yer.
- sekzarfIçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış (içki)
- selemisimAltın, gümüş, para gibi emtia hariç bir mal veya hizmetin bedelinin tamamının peşin ödemenerek gelecekte üretilecek malı ya da yapılacak hizmeti satın alır, fakat malı ya da hizmeti satmak için vadesini beklemek zorundadır.
- senetisimbir kişinin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî belge
- serbest bölgeisimbir ülkenin gümrük sınırları dışında konuşlandırılan ve ticaret rejimi açısından kısmen veya tamamen gümrük mevzuatı dışındaki düzenlemelere tabi olan, uluslararası liman veya hava alanına yakın yerlerde kurulan bölge; açık bölge, serbest mıntıka.
- serbest mıntıkaisimserbest bölge
- serbest ticaretisimtarife veya tarife dışı engeller gibi herhangi bir devlet müdahalesi veya piyasa engelleri olmaksızın yapılan ticaret
- serbestleşmeisimSerbestleştirmek işi.
- serbestlikisimserbest olma durumu, serbestî, özgürlük
- sermayeisimBir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı; anamal,başmal, kapital, meta, resülmal
- sermayeciisimüretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kişi, anamalcı, anamal sahibi, sermayedar, kapitalist
- sermayedarisimsermaye düzenini kabul etmiş kimse
- sermayeyi kediye yüklemekifadeİş yapmak, girişimde bulunmak üzere ayrılmış parayı gereksizce harcayıp bitirmek.
- seyyar satıcıisimbelli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse, sokak satıcısı
- siftahisimİlk alışveriş
- sigortaisimBir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi; sosyal sigorta.
- sikkeisimmadenî para
- simsariyeisimKomisyon
- sinerjiisimİki parçanın birlikte, parçaların tek tek olmasından daha iyi olma durumu