Sözlük / Kategoriler / Terimler
Felsefe
Felsefe, mantık ve ahlak bilimi terimleri.
664 madde
- uslamlamaisimUsa vurma
- ussalsıfatakla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel
- usçusıfatakılcı
- usçulukisimakılcılık
- uymaisimuymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk
- uzay bilimiisimuzayı yöneten genel yasalar bilimi, evren bilimi, kozmoloji
- vahdetivücutisimvarlık birliği, panteizm
- vakaisimolgu
- valörisimanlam
- varlıkisimVar olma durumu, yokluğun karşıtı; mevcudiyet
- varlık bilimiisimKonu olarak eski Yunan felsefesinden beri ele alınan ve Aristoteles'in "ilk felsefe" adını verdiği, var olanların özü üzerine araştırma yapan bilim; ontoloji.
- varoluşçuisimvaroluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist
- varoluşçulukisimvaroluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm
- vicdanisimkişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
- vücutisimİnsan veya hayvanda beden, baş, kol ve bacakların oluşturduğu bütün; eğin, ten
- yad estetikisimEstetiğe aykırı
- yalanisimdoğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kaşkariko, kıtır, hilaf, şorolop
- yanlışisimbir kural ya da ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata
- yansızsıfatbirinden yana olmayan veya bir düşünceye, bir isteğe katılmayan, onu desteklemeyen, yan tutmayan, tarafsız, bîtaraf, nötr
- yanılgıisimyanılma durumu
- yanıltıcısıfatyanıltma özelliği olan
- yapıisimBarınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri.
- yararcısıfatyarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.
- yararcılıkisimAhlaki iş ve davranışlarda yararın ilke edinilmesi
- yargılamaisimyargılamak işi, birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, muhakeme
- yasaisimOlayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
- yeni EflatuncusıfatYeni Platoncu.
- yeni EflatunculukisimYeni Platonculuk.
- yetiisimHimalaya Dağları'nda yaşadığı iddia edilen primat benzeri bir yaratık, kocaayak
- yoklukisimyok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, hiçlik