Terimler
Bilim, sanat ve meslek alanlarına özgü terimler. Alanlara göre alt kategorilere ayrılmıştır.
527 madde · “G” harfi
- gösteriisimİlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun.
- gösteri yapmakfiilTopluluk önünde bir beceri veya oyunu sergilemek; şov yapmak.
- gösteri yürüyüşüisimBir topluluğun duygularını dile getirmek, seslerini duyurmak için ana yollar ve alanlarda yürüyerek yaptıkları gösteri; nümayiş, eylem
- gösterilenisimgöstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik
- gösterimisimgörüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon
- gösterme adılıisimişaret adılı
- gösterme parmağıisimişaret parmağı.
- gösterme zamiriisimvarlıkların yerini, işaret yoluyla belirten zamir, işaret zamiri
- göstermecilikisimCinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık; ut açıcılık, teşhircilik, egzibisyonizm
- götisimKalın bağırsağın dışarıya açılan deliği ve vücudun kuyruk sokumu bölgesi için kullanılan kaba söz; kıç, makat, dübür.
- götürüsıfatfiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.)
- gövdeisimBir şeyin asıl bölümü.
- gövde etisimKesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten ve deri, kuyruk ve böbrek ile yağlar hariç bütün iç organları çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde; karkas
- gövde yapısıisimbeden yapısı, vücut yapısı
- gözisimGörme organı.
- göz akıisimGöz yuvarının dışını saran, katılgan dokudan oluşmuş, dayanıklı beyaz çeper.
- göz banyosuisimGöz hastalıklarının iyileştirilmesi için göze uygulanan banyo.
- göz bebeğiisimGözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik; bebek.
- göz erimiisimufuk
- göz etçiğiisimGözün iç açısındaki kırmızı çıkıntı; göz memesi.
- göz hapsiisimBir kimseye bulunduğu, yaşadığı yerden ayrılmaması biçiminde verilen ceza.
- göz kapağıisimGöz yuvarlarının önünde bulunan, birbirine yaklaşarak gözü örten, kenarlarında kirpikler bulunan koruyucu organ
- göz küresiisimsklera, koroit ve retinadan oluşan küre biçimindeki yapı, bulbus okülü
- göz memesiisimgöz etçiği.
- göz taşıisimBazı göz, deri, bitki hastalıklarında ve bağcılıkta kullanılan, koyu mavi renkte, zehirli bir tuz; bakır sülfat, bakır tuzu. (CuSO4).
- göz yuvarıisimkafatasında bir çukur içine yerleşmiş bulunan gözün yuvarlak bölümü
- göz çukuruisimgözün ve uzantılarının bulunduğu kafatasının boşluğu veya soketi
- gözaltıisimbirinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
- gözcüisimGözlemek veya gözetlemek işini yapan kimse; dideban.
- gözdemiriisimGemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa