Terimler
Bilim, sanat ve meslek alanlarına özgü terimler. Alanlara göre alt kategorilere ayrılmıştır.
14.340 madde
- şantörisimErkek şarkıcı
- şantözisimKadın şarkıcı
- şanzımanisimmotorlu taşıtlarda hız değiştirmek için, motorun yükünü azaltarak arabanın hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu, vites kutusu
- şapisimBirden yere düşme veya çarpma sırasında çıkan ses
- şaplakisim"Şap" diye ses çıkaran tokat
- şapoisimbetonarme kiriş ve döşemelerde aşırı çekme gerilmelerini karşılamak üzere mesnetlerde ek olarak en üste konan özel biçimli donatı demiri
- şaraphaneisimŞarap yapılan ve içilen yer
- şarapnelisimkapsül içinde barutla birlikte bulunan parçacıklar, bu parçacıklar kapsülde sıkışan barut gazı ile hızla etrafa yayılıp geniş menzilde hasarlar verir.
- şarjisimyükleme
- şarjörisimOtomatik silâhlarda, belli sayıda fişek taşıyan ve bu fişekleri namluya arka arkaya sürmeye yarayan mekanizma
- şarkıisimdivan edebiyatında bestelenmek için, dörtlükler şeklinde, uyaklı olarak yazılmış ve Türkler tarafından divan edebiyatına katılmış olan şiir şekli
- şarkı söylemekfiilbelirli bir besteye göre güfteyi uyumlu olarak okumak.
- şarkıcıisimŞarkı söyleyen, şarkı söyleme yeteneği olan veya mesleği şarkı söylemek olan kimse; hanende, muganni, muganniye
- şarpiisimAltı düz, üçgen biçiminde tek direkli, iki yelkenli, iki kişilik tekne
- şartisimolması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey
- şart bileşik zamanıisimhaber kipi fiillerine -sa, -se eki getirilerek yapılır, koşul bileşik zamanı
- şart cümlesiisimTürkçedeki anlamına göre cümle türlerinden biri, koşul cümlesi
- şartlı refleksisimKoşullu tepke
- şartnameisimSatın alma, satma, yaptırma, kiralama gibi işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği ve her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
- şartsız refleksisimKoşulsuz tepke
- şaryoisimBir aletin veya aracın hareketli parçası
- şarıldamakfiilsu "bol bol" akarken "şarıltı" sesi çıkarmak
- şathiyeisimDini ve tasavvufi halk şiirinde genel olarak mizahi manzumeler
- şatoisimAvrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak
- şatırsıfatNeşeli, keyifli, şen
- şavkisimışık
- şavkı vurmakifadebir şeyin ışığı yansımak.
- şaykaisimTürklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan, 13 ila 25 m arasındaki gemi
- şaşırtma merteğiisimBir baca dolayısıyla devam edemeyen merteklerin uçlarının bağlandığı, bunlara dik doğrultuda devam eden eden mertek.
- şebnemisimçiy