Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
600 madde · “K” harfi
- kamaraisimGemilerde oda
- kamarotisimGemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli.
- kamberisimSadık köle.
- kameramanisimAlıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse; çekimci, kamera.
- kameriyeisimBahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak
- kametisimBilhassa cemâatle kılınan farz namazlardan önce, “namaz başladı” anlamına gelen Kad kāmeti’s-salâ cümlesi ilâve edilerek okunan ezan.
- kamikazeisimII. Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı
- kampisimçadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri
- kampüsisimyerleşke
- kamuflajisimgizleme
- kamusisimsözlük, büyük sözlük
- kanaatisimelindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum
- kanaboisimFeodal Japonya'da kullanılan, genellikle demirden ya da ağır sert ağaçtan yapılmış, üzerinde metal çıkıntılar veya dikenler bulunan büyük bir savaş sopası.
- kanalisimbazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
- kanalizasyonisimpis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke, lağım döşemi
- kanaraisimmezbaha
- kanaryaisimİspinozgillerden, yeşilimsi veya sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş (Serinus canaria).'
- kancaisimbir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk
- kandelaisimişık şiddeti birimi
- kanepeisimüzerinde oturulmaya yarayan eşya
- kangalisimTel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ
- kangrenisimvücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi, gangren
- kanguruisimKangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak kesesi bulunan keseli hayvan
- kanserisimbir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urların yol açtığı hastalık
- kanserojenisimKanser yapıcı özelliği olan.
- kantisimşeker ve limonla içilen sıcak su
- kantarmaisimAzılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
- kantaronisimKantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki , (Gentiana lutea).
- kantinisimKışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer.
- kantiteisimnicelik