Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- kamusisimsözlük, büyük sözlük
- kanaatisimelindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum
- kanaboisimFeodal Japonya'da kullanılan, genellikle demirden ya da ağır sert ağaçtan yapılmış, üzerinde metal çıkıntılar veya dikenler bulunan büyük bir savaş sopası.
- kanalisimbazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
- kanalizasyonisimpis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke, lağım döşemi
- kanaraisimmezbaha
- kanaryaisimİspinozgillerden, yeşilimsi veya sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş (Serinus canaria).'
- kancaisimbir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk
- kandelaisimişık şiddeti birimi
- kanepeisimüzerinde oturulmaya yarayan eşya
- kangalisimTel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ
- kangrenisimvücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi, gangren
- kanguruisimKangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak kesesi bulunan keseli hayvan
- kanserisimbir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urların yol açtığı hastalık
- kanserojenisimKanser yapıcı özelliği olan.
- kantisimşeker ve limonla içilen sıcak su
- kantarmaisimAzılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
- kantaronisimKantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki , (Gentiana lutea).
- kantinisimKışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer.
- kantiteisimnicelik
- kantoisimtulûat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
- kanunenzarfyasa gereğince, yasal olarak
- kanunisıfatyasal
- kanyonisimbir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz
- kaolinisimarı kil
- kaosisimevrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu
- kapitalisimsermaye
- kapitalistisimanamalcı
- kapitalizmisimanamalcılık
- kapişünlemanlaşıldı mı?, anladın mı?