Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- kaynak koduisimHerhangi bir yazılımın işlenip makine diline çevrilmeden önce insanların okuyup üzerinde çalışabildiği programlama diliyle yazılmış hâli
- kayzerisimAlman kralı.
- kayın-isimeşinin anne, baba veya kardeşini anlatırken kullanılan ön ek.
- kayıpisimkaybolma, yitme, yitim
- kayısıisimgülgillerden, sıcak veya ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç ve bu ağacın açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi
- kayıtisimbir yere mâl ederek deftere geçirme
- kazaisimİstem dışı veya ihmal, tedbirsizlik ve dikkatsizlik dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması.
- kazakisimBaştan geçirilerek giyilen, uzun kollu, örme üst giysisi, pulover
- kazamatisimObüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.
- kazaskerisimİlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi.
- kazeinisimsütte bulunan protein maddesi
- kaziyeisimönerme
- kaşalotisimispermeçet balinası
- kaşarisimKoyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir; kaşar peyniri.
- kaşeisimdamga, mühür
- kaşkolisimboyun atkısı, atkı
- kefalisimKefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, (Mugil cephalus).
- kefeisimTerazi gözlerinden her biri.
- kehanetisimbir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, öndeyi, prediksiyon
- kehleisimbit
- kehribarisimSüs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
- kekisimana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
- kekikisimBallıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris).
- kelamıkibarisimözdeyiş
- kelleisimkoyun, kuzu ve keçinin pişirilmiş başı
- kemsıfatnoksan, eksik
- kemalisimbilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
- kemerisimBele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı.
- kemosentezisimorganik bileşiklerin biyosentezi, bazı bakterilerde, biyosentez için enerji kaynağı olarak inorganik bileşiklerin oksidasyonunun kullanılması, ışık enerjisi olmadan organik madde üretilmesi oksitlenmesiyle elde edil
- kenisimeski Japonya'da imal edilen düz kılıç