Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- rustikisimDuvara sabitlenerek üzerine perde takılan, ahşap, metal ve benzeri malzemeden yapılmış korniş.
- rutubetisimnem
- rökonfigürasyonizmisimYahudiliğin dini bir egemenlik olduğunu ve Yahudilerin seçilmiş olduğunu savunan akım
- rölatifsıfatgöreceli
- rölyefisimkabartma
- römorkörisimyedeğinde başka taşıtlar götüren taşıt ve özellikle deniz taşıtı
- röportajisimBir haberin şahidi tarafından anlatılması.
- röprodüksiyonisimBir sanat eserinin aslına uygun kopyasını üretme yöntemi.
- röveşataisimFutbolda yüksekten gelen topa gövdeyi sırtüstü devirip makas yaparak vurma.
- rükûisimÖne doğru eğilme.
- rütbeisimSubay, astsubay ve polislerin sahip olduğu, astlık üstlük ilişkilerini düzenleyen basamak; paye
- rüveydaisimkız ismi.2-allahın sevdiği pek çok yetenek bahşettiği kulu
- rüyaisimdüş
- rüzgârisimhavanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, bad, yel
- rüşeymisimoğulcuk
- rızıkisimİnsana fayda veren, yenilebilen, içilebilen ve Allah'ın herkese nasip ettiği, kendisinden faydalanılan diğer maddî ve manevî şeyler.
- saatisimbir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası, 60 dakikadan oluşan zaman birimi
- sabaisimKlasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
- sabahzarfGüneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- sabiisimKüçük çocuk.
- sabihsıfatGüzel, şirin, tatlı.
- sabitsıfatyerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
- saboisimgenellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
- sabunisimKirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan madde.
- sabırisimacı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç
- sadakaisimdilenciye verilen para
- sadaka-i cariyeisimÖldükten sonra amel defterine sevap yazdırdığına inanılan sadaka
- sadakatisimİçten bağlılık.
- sadberksıfatYüz yapraklı, pek çok yaprağı olan, katmerli.
- sadezarfyalnızca, yalnız, ancak, sadece