Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- seyyidü'l-istiğfarisimtövbe ve istiğfar dualarının en faziletlilerinden biri
- sfenksisimMısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel.
- shiplemekfiilİki kişiyi birbirine yakıştırmak veya bu kişilerin ilişki kurmalarını desteklemek.
- sibersıfatBilgisayara ait olan
- sibernetikisimİnsani müdahaleye gerek duymadan, dış dünyanın gereksinimlerine göre kendini yenileyip kendisine verilen görevleri yerine getirip amacına göre hareket etmesini sağlayan yapay veya biyolojik sistemlerin kontrol ve haberleşmesi üzerinde yoğunlaşan bilim dalı.
- sicilisimresmî belgelerin kaydedildiği kütük
- sigaisimkalıp, şablon
- sigaraisimİnce kâğıdı tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçimli ağızdan dumanı çekilmek suretiyle tüketilen nesne
- signatürisimimza
- sigortaisimBir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi; sosyal sigorta.
- sihirisimbüyü
- sihirbazisimEl çabukluğu ve hile ile seyredenleri olmayacak şeylere inandırmayı meslek edinen gösteri sanatçısı; illüzyonist, göz bağcı, hokkabaz
- sikkeisimmadenî para
- siklamenisimtavşankulağı
- silahisimSavunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç; yarak, cebe.
- silindirisimalt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane, yuvgu
- silisisimkum, çakmak taşı, kuvars gibi silisyumun oksijenli birleşimlerine verilen ad
- silisyumisimatom numarası 14 olan kimyasal element, (simgesi Si)
- siloisimTahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar
- silüryenisimPaleozoik zamanın üçüncü alt bölümü olarak silüryen kayaç sistemlerinin oluştuğu jeolojik zaman dilimi
- simaisimyüz
- simetriisimilki belirsiz bir mükemmellik veya güzelliği yansıtan bir muntazamlık veya estetik olarak hoşa giden bir orantılılık ve denge duygusu olarak; ikincisi kesin ve iyi tanımlanmış biçemsel sistemin kurallarına (geometri, fizik vb.) göre gösterilebilen veya ispat edilebilen bir denge ve orantılılık kavramı veya "kendine benzeşme örneği"' olarak iki şekilde tanımlanır, bakışım
- simitisimhalka biçiminde, çoğunlukla üzerinde susam bulunan bir tür hamurlu ekmek.
- sinisimmezar
- sinagogisimYahudilerin ibadet etmek için toplandıkları yer.
- sincapisimsincapgillerden, ağaç kovuklarında yaşayan, meyveyle beslenen, kuyruğu uzun bir tür memeli, değin, deyin, çekelez
- sineisimgöğüs
- sinemaskopisimGeniş bir sahnenin 55 mm'lik film üzerindeki görüntüye sığdırılmasından sonra göstericiye takılan, ikinci bir merceğe sıkıştırılmış görüntüyü, asıl büyüklüğüne çevirmesi temeline dayanan geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği
- sinematekisimSinema filmlerinin sanat, eğitim ve genellikle kültür amaçları göz önünde tutularak toplandığı, korunduğu yer veya kurum.
- siniisimÜzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi