Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- tapaisimşişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta ya da plastikten tıkaç; tıpa
- tapiisimPokerde kâğıtlar dağıtılmadan önce oyunculardan birinin fiş veya parasını ortaya sürdükten sonra önünde fişi veya parası kalmadığını belirtmek için söylediği söz
- taponsıfatNiteliği düşük, eski, elde kalmış.
- taraftarisimyandaş
- tarassutisimgözetleme
- taratorisimCeviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos
- taretisimGemilerde ve kalelerde topu ve topçuları korumak için topun, içine alınıp yalnız namlu kısmının kule üzerindeki mazgaldan dışarıya çıkarıldığı çelikten döner kule.
- tarhisimbahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer, çiçeklik
- tarhanaisimİçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt ya da yoğurt katılan, bulgurdan ya da mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamurdan yapılan çorba malzemesi.
- tarifisimtanım
- tarifeisimFiyat gösteren çizelge
- tarihçeisimBir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi.
- tartisimkovma, çıkarma
- tarumarsıfatdağınık, karışık, perişan
- tarzisimözel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr
- tarçınisimDefnegillerden, genellikle Asya'nın güneyinde yetişen ve değişik türleri bulunan bir ağaç (Cinnamomum).
- tasarrufisimbir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım
- tasavvurisimgöz önüne getirme, hayal etme, zihinde canlandırma
- tashihisimdüzeltme, düzelti
- tasniisimyapay
- tasrifisimçekim
- tasvipisimbir düşünce veya davranışın doğru olduğunu belirtme, onama, uygun bulma
- tatbikisimuygulama, pratik
- tatbikatisimuygulama
- tatilisimkanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme
- tatulaisimPatlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği, (Datura stramonium)
- tavaisimYağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
- tavassutisimaracılık, ara bulma, aracılık etme
- tavhaneisimYoksul hastaların iyileştikten sonra nekahet dönemini geçirdikleri hayır kurumu.
- tavlamakfiilİşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek.