Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- zorakizarfistemeye istemeye, istemeyerek, zorla
- zuhurisimOrtaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma.
- zuhuriisimorta oyununda taklitçi
- zulaisimKaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer.
- zulmetisimkaranlık
- zulümisimgüçlü kişinin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa, perseküsyon
- zurnaisimAğaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı.
- zurnazenisimzurnacı
- zâniyeisimzina yapan kadın
- züccaciyeisimCam, porselen vb. maddelerden yapılmış bardak, tabak vb. eşya; cıncık.
- zülisimalçalma, düşkünlük, horluk
- zülalisimsaf, tatlı su
- zümrüdiisimZümrüt yeşili
- zıddiyetisimkarşıtlık
- zıkkımisimzehir, ağı
- zımbaisimiki veya daha fazla kağıdı birbirine tutturmak için kullanılan metal alet
- zımnenzarfdolaylıca
- zımnisıfatkapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli
- zımparaisimÇok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya.
- zırhisimSavaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi; cebe.
- zıtsıfatkarşıt.
- zıvanaisimİki ucu açık küçük boru.
- ÇağanisimBir erkek adı.
- ÇerkezisimKafkasya'da yaşayan bir boy veya bu boydan olan kimse.
- ÖmerisimBir erkek adı.
- Öpik-Oort BulutuisimOort Bulutu'nun diğer ismi.
- âbileisimsuçiçeği
- âcizisimalçak gönüllülük gösteren kimsenin kendisinden söz ederken söylediği söz
- âcizanezarfsöz söyleyen kimsenin kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı "âcizlere yakışacak biçimde" anlamında bir nezaket sözü
- âdemisiminsan.