Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- emniyetisimgüvenlik
- emojiisimgenellikle sanal sanal yazışmalarda kelimelerin yerine kullanılan, yüz ve el ifadeleri ile taşıt, bina, yiyecek vb. görsel malzemelerden oluşan simgelerin her biri.
- empatiisimKişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak o bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini anlayabilmesi becerisi
- emperyalizmisimbir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık
- empirmeisimDeğişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime.
- emprimeisimempirme
- emprovizasyonisimŞiir veya müzikte hazırlanıp düşünmeden, birdenbire, içe doğduğu gibi söyleme veya çalma
- emrivakiisimoldubitti, olupbitti
- emsalisimbenzer.
- emtiaisimmal
- emîrisimAraplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı, bey, emirlik başkanı, mir
- enaniyetisimbencillik
- encamisimson, işin sonu
- endamisimbeden, boy bos, vücut
- endeksisimgösterge
- endersıfatÇok az, çok az bulunur, çok seyrek, pek nadir
- endirektsıfatDolaylı.
- endişeisimtasa, kaygı
- endogamiisimiç evlilik
- endokrinolojiisimiç salgı bilimi
- endoskopisiminsan vücudunun herhangi bir boşluğunu, muayeneyi kolaylaştırmak için aydınlatıp görünür duruma getiren alet
- endoskopiksıfatEndoskopi yöntemi kullanılan; iç görümlü.
- endotermiksıfatısıalan, ısı soğuran
- endüstriisimsanayi
- endüstriyelsıfatEndüstriyle ilgili olan.
- enerjiisimmaddede var olan ve ısı, ışık şeklinde ortaya çıkan güç, erke
- enfarktüsisimBir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü.
- enflamasyonisimyangı
- enfloenzaisimgrip
- enflüanzaisimgrip