Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- hakezazarfpenzer biçimde
- hakiisimyeşile çalan toprak rengi, kirli sarıdan yeşilimsi kahverengiye kadar değişen renk türüdür.
- hakikatisimAlevîlik'te dört kapı kırk makam inancındaki kapılardan dördüncüsü
- hakimsıfatbilge
- hakimanezarfbilgece
- hakkâkisimoymacı
- hakkıhıyarisimseçme hakkı, muhayyerlik
- hakkımüktesepisimkazanılmış hak
- haksızsıfathak ve adalete uygun olmayan
- hakşinassıfathaktanır
- halisimSebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
- halaisimbabanın kız kardeşi, bibi, eme
- halaskârisimkurtarıcı
- halatisimPamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.
- halavetisimsevimlilik, şirinlik, tatlılık
- halayisimAnadolu'nun çeşitli bölgelerinde davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
- halazadeisimhala oğlu
- halebiisimGenellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi.
- halhalisimkadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
- halileisimSıcak iklimlerde yetişen, tohumları iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki.
- halissıfatsaf
- halitaisimalaşım
- halkaisimÇeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember.
- halkavisıfathalka biçiminde olan
- halkiyatisimhalk bilimi, folklor
- haltisimbir şeyi başka bir şeyle karıştırma
- halterisimbirbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç
- halâskârisimkurtarıcı
- halâvetisimsevimlilik, şirinlik, tatlılık
- hamsıfatyenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış