Yöresel
Anadolu ağızlarında yaşayan, bölgeden bölgeye değişen halk ağzı kelimeleri.
3.192 madde
- dembersekisimAnadolu'da bazı yörelerde sakar kimseler için kullanılan sözcük.
- deneisimtane
- depisim(Kastamonu, Sinop ağzı) tekmele
- depeisimtepe
- depmeisim(Sivas ağzı) Yünden dokunmuş büyük un çuvalı
- deriisimİnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka.
- derintiisimToplantı
- derneşiksıfatderli toplu, düzenli
- dertisimüzüntü
- desdereisimtestere
- deste başısıfatBiricik, eşşsiz.
- devlik görmekfiil(Sivas ağzı) Kış hazırlığı yapmak
- devlikisıfat(Düziçi ağzı) sonraki(gün), ertesi(gün)
- devreisimBelirlenmiş zaman dilimi, fasıl.
- devrisi günzarf(Elazığ ağzı) (Sivas ağzı) Ertesi gün
- devriyeisimGüvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu
- deyinisimsincap
- deynekisim(Havza ağzı) Değnek.
- deyvecenisimSöyleyeceğim
- dezzeisim(Düziçi ağzı) teyze
- değinisimsincap
- değiş tokuşisimtakas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi
- değmenisimDeğirmen
- dibaisimipekli kumaş.
- didekisimKuş gagası.
- diderginisimYerinden yurdundan sürülmüş göçetmek zorunda kalmış kimse.
- didifiildedididi
- didonisimHalkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad
- dik kuşhanaisimTaban kısmı düz, yan tarafları dik bir tencere türü
- dikelisimmeni.