Yöresel
Anadolu ağızlarında yaşayan, bölgeden bölgeye değişen halk ağzı kelimeleri.
3.192 madde
- süksünisimEnse ile başın birleştiği çukurluk yer
- süllümisim(Kahramanmaraş ağzı) (Düziçi ağzı) Ağaçtan yapılmış büyük merdiven.
- sümeverisimBüyük su kabı
- sümürcenmekfiil(Gaziantep ağzı) Kadına cinsel istekle bakmak.
- sümüttürücüisim(Düziçi ağzı) Toplar döver hasat makinesi, saman vb. mahsulleri ufaltan makine.
- süretisim# fotoğraf.
- sürgüçisim(Kayseri ağzı) (Kırşehir ağzı) Eski okullarda yazıları izlemek için çocukların kullandığı mukavva parçası ya da çubuk.
- sürsürisimkibrit
- sürtmeğisim(Kerkük ağzı) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen, gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki.
- süs yoluisimŞose yolu
- süt dığanıisimSüt kaynatmaya yarayan isli iki kulplu özel bir kap
- sütlaç sahanıisimKüçük boyutta, çukur bir sahan
- süve taşıisimEkmek pişirmede kullanılan dört köşeli yassı taş
- süyemisim(Sivas ağzı) Baş parmak ile, işaret parmağı arasındaki uzunluk
- süzekisimSüzgeç, filtre
- süzgüisimDelikli çanak
- süzgülüisimSüzgüsü olan
- sıcaksıfatYakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı.
- sıkanakisim(İzmir ağzı) Tahtadan yapılmış, içinde üzüm sıkılan ayaklı tekne
- sıkmaisimsıkmak işi
- sıldırımisim(Kars, Ağrı ağzı) Yalçın, sarp, dik kaya, sarp kayalık: ''Sıldırım kaya.''
- sımakfiilKırmak, bozmak.
- sınakisimBolu, Giresun, Kars, Adana Denenmiş.
- sındırmakfiilKırmak, parçalamak
- sınıksıfatKırık, çıkık.
- sınıkçıisim(Kayseri ağzı)(Adana, Düziçi ağzı)(Sivas ağzı) Kırıkçı
- sıpırtmakfiilBir tencereden, buzdolabından, kaptan vb. yemeği ayaküstü, çoğunlukla gizli gizli yemek.
- sıpıtmakfiil(Trakya ağzı) (Havza ağzı) Atmak, fırlatmak.
- sıpışkaisim(Bayburt ağzı) kibrit.
- sıralıkisimminiscule, bkz. Başlak.