ancak
bağlaçan·cak/an.ˈdʒak/
Kelimeyi anlamak için
Bağlaç olarak "ama, fakat" anlamında karşıtlık bildirir: "Çok çalıştı, ancak başaramadı." Zarf olarak "yalnızca" anlamında sınırlama yapar: "Bu kapıdan ancak görevliler geçebilir." "Güçlükle, en çok" anlamı da taşır: "Ancak yetiştim." Zaman bildirirken "en erken" anlamına gelir: "Ancak yarın biter."
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
lakin, ama, fakat, yalnız sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz
- Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.— N. Araz
- 2.
zarf
yalnızca anlamında, sınırlama bildiren bir söz
- Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi.— O. C. Kaygılı
- 3.
zarf
olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle gibi, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün
- Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi.— H. Bayaz
- 4.
zarf
en erken
- Sinema ancak saat yarımda bitmişti.— P. Safa
Dil bilgisi notu
- ancak, iki heceli (an·cak) bir bağlaçtır.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 4 anlam, 1 deyim ve 1 atasözü bulunur.
Köken
Eski Türkçeden ança ok sözcüğünden tekâmül etmiştir. “Tam öyle, şöyle ki” mânâsını taşır.
Deyimler (1)
- ancak ve ancak
Atasözleri (1)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…