İçeriğe geç
2Wsözlük

girmek

fiilgir·mek/ɟiɾˈmec/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, dışarıdan bir şeyin içine geçmektir: "odaya girmek", "suya girmek". Bir topluluğa katılmak ("partiye girmek"), bir yeri fethetmek ya da bir kabın içine sığmak da aynı içeri geçme fikrinden doğar. Mecazda bir işe başlamayı ve bir konunun ayrıntısına inmeyi anlatır: "konuya girmek". Nereye girildiği yönelme ekiyle ("-e") belirtilir.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    Dışarıdan içeriye geçmek.

    • Birlikte kiliseden içeri giriyoruz, ben topallıyorum.
  2. 2.

    sığmak

  3. 3.

    katılmak

    • Liseyi bitirdiği yıl hiç çalışmadan girdiği sınavda üniversiteyi kazanamamıştı.— Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, 2026, 45, İletişim Yayınları
  4. 4.

    Almak, fethetmek.

    • Ordularımız İstanbul'a girdiler.— Memduh Şevket Esendal
  5. 5.

    İncelemek, ayrıntılara inmek

  6. 6.

    Girişmek, başlamak.

    • yıldızların dibinde umudsuz türkülere giren/tütün koyun ve kıl kokulu çobanlar— Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, 1960, 41, Ataç Kitabevi
  7. 7.

    Bulaşmak

  8. 8.

    Su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak.

    • Şimdi git, at içinden sıkıntıyı. Denize gir. Yorul.— Necati Cumalı
  9. 9.

    Zaman anlamlı kavramlar içinde gelmek.

  10. 10.

    İlkbahar girdi.

  11. 11.

    Vücudun bir yerinde ağrıyı ya da sancıyı hissetmek.

    • Göstergedeki kıpırtıyla birlikte, adamın, kolu çevirmeye başlayan kıpırtısıyla, yine bildik titreşimli sancı etine kemiklerine giriyor, iki koldan 'tırrrt.'— Erdal Öz, Yaralısın, 1983, 113, Can Sanat Yayınları
  12. 12.

    Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek

    • Göğün morlaşan kenarı eriyor, menekşe rengine giriyordu.— Ömer Seyfettin
  13. 13.

    İyice anlamak, iyice bilmek.

  14. 14.

    Kavgaya tutuşmak.

  15. 15.

    Erişmek, ulaşmak.

  16. 16.

    Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak.

  17. 17.

    Yazılmak, başlamak

    • Ankara'da büyük bir garajın kaporta bölümüne çırak girmişti, küçük yaşta.— Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, 1996, 25
  18. 18.

    Yüklenmek

  19. 19.

    hukuk

    Tecavüz etmek, bir yere geçmek

  20. 20.

    (Kıbrıs ağzı)Arpa veya buğdayın biçilecek olgunluğa erişmesi

  21. 21.

    (Kıbrıs ağzı)Ekmek hamurunun kabarıp yarılması

Dil bilgisi notu

  • girmek, iki heceli (gir·mek) bir fiildir.
  • Fiil kökü “gir-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: giriyor, girdi, girecek, girer.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 21 anlam ve 11 deyim bulunur.

Köken

Osmanlı Türkçesi گیرمك (girmek) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *kīr- sözcüğünden devralındı.

Fiil çekimi

Göster
Fiil çekimi
Kip / zamanbensenobizsizonlar
Şimdiki zamangiriyorumgiriyorsungiriyorgiriyoruzgiriyorsunuzgiriyorlar
Görülen geçmiş zamangirdimgirdingirdigirdikgirdinizgirdiler
Öğrenilen geçmiş zamangirmişimgirmişsingirmişgirmişizgirmişsinizgirmişler
Gelecek zamangireceğimgireceksingirecekgireceğizgireceksinizgirecekler
Geniş zamangirerimgirersingirergirerizgirersinizgirerler
İstek kipigireyimgiresingiregirelimgiresinizgireler
Şart kipigirsemgirsengirsegirsekgirsenizgirseler
Gereklilik kipigirmeliyimgirmelisingirmeligirmeliyizgirmelisinizgirmeliler
Emir kipi–girgirsin–giringirsinler
Olumsuz görülen geçmişgirmedimgirmedingirmedigirmedikgirmedinizgirmediler

Deyimler (11)

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…