Şiir
Necid Çöllerinde
Ya Nebi! Şu halime bak!
Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca sahranın
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın!
Harim-i pakine can atmak istedim durdum
Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum
"Tahammül et" dediler… Hangi bir zamana kadar?
Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var.
Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak
Önümde durmadı artık, ne hanuman ne ocak
Yıkıldı hepsi.. Ben aştım diyar-ı Sudan'ı
Üç ay "Tihame!" deyip çiğnedim beyabanı
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada
Yetişmeyeydin eğer, ya Muhammed, imdada
Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin
Akarsular gibi çağlardı her tarafta sesin
İradem olduğu gündür senin iradene ram
Bir an için bana yollarda durmak haram
Bütün heyakili hilkatle hasbihal ettim
Leyale derdimi döktüm, cibali söylettim
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü
Nucuma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?
Azabı hecrine katlandım elli üç senedir
Sonunda alnıma çarpan bu zalim örtü nedir?
Beş-altı sineyi hicran içinde inleterek
Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek?
Demir nikaabını kaldır mezar-ı pakinden!
Bu hasta ruhumu artık kayırma hakinden!
Nedir o meşale? Nurun mu? Ya Resulallah!
Metindeki kelimelerin anlamları
- belki
- Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
- eğer
- şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- hanuman
- Ev bark, ocak
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- hüsran
- beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı
- merhamet
- Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
- meşale
- ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek
- tahammül
- nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması
- örtü
- Örtmek için kullanılan şey; destar, kuvertür, vualet
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- içinde
- süresince, zarfında
- kayırma
- kayırmak işi, koruma, himmet, iltimas
- sonunda
- en son zamanda, nihayetinde
- çarpan
- bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan
- durmak
- hareketsiz durumda olmak
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)