Sözlük dizini
“E” harfi
53 madde · Mecazlar
- ebedî uykuisim(mecaz) ölüm
- ecel beşiğiisimHer an düşme ihtimali bulunan tehlikeli geçit, devrilecek gibi sallanan sandal, araba vb. taşıt.
- edebiyatisimOlay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; literatür, yazın, gökçe yazın.
- egemensıfatyönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmak sızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim
- ekmekisimTahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz.
- ekmek kavgasıisim(mecaz) geçim sağlamak için çalışıp uğraşma
- ekmemekfiil-a/-e serpmemek
- ekonomiksıfatekonomi ile ilgili olan, iktisadi
- eksiksizzarftam olarak
- el kiriisimKolayca vazgeçilir, atılır şey.
- elektrikisimMaddenin elektron, pozitron, proton v.s. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
- elektriklenmekfiilElektrik enerjisiyle yüklü duruma gelmek
- elektriklisıfatElektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen.
- elemekfiilelek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
- eli bayraklıisimŞirret, edepsiz, kavgacı olan kimse.
- eli kulağındasıfatNerede ise olacak, çok yakında olması beklenilen
- eli sıkısıfatcimri.
- elini sürmemekifadeEliyle dokunmamak.
- emanetisimBirine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb.; inam, vedia
- emeklemekfiilDizler ve eller üzerinde yürümek
- emektarisimBir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- endazeisim65 cm uzunluğunda bir uzunluk ölçüsü.
- enflasyonisimDolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
- engin gönüllüzarfalçak gönüllü olarak
- erisimerkek.
- erkekisimYetişkin adam; bay, er, er kişi, kişi
- esaslısıfat(mecaz) etkili
- esirisimtutsak
- eski tüfekisimHerhangi bir işte eski ve deneyimli olan kimse.
- eskitmekfiilçok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak