Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- eğretizarfİyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde
- eliböğründeisimEski ahşap evlerde konsol yapı bölümlerinin altına aralıklı olarak konulan ahşap göğüsleme elemanı.
- ekspertizisimBir arsaya veya bir yapıya belli ölçütlere göre değer biçme (işi)
- eğeisimGöğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri.
- ebced hasabıisimebced değerlerini hesaplayarak bir sözcüğü rakama çevirmek
- ebcedisimebcet kavramının yanlış kullanımı
- ElbruzisimKafkasların, Rusya'nın ve Avrupa'nın en yüksek dağı.
- elipsoitisimBir elipsin kendi ekseni etrafında döndürülmesiyle oluşan cismin biçimi
- evdeki hesap çarşıya uymazatasözü"önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
- esirgenen göze çöp bataratasözüBir konu üzerine gereğinden fazla yoğunlasılırsa o şey zarar görebilir.
- ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan oluratasözü"Verimin yüksekliği, çalışmanın etkili bir şekilde gerçekleşmesine bağlıdır" anlamında bir söz.
- ecel geldi cihana, baş ağrısı bahaneatasözüherkesin ölümü için bir sebep vardır.
- eceli gelen köpek cami duvarına işeratasözücami duvarına işeyen itin ölümü yakındır kavramının farklı yazılışı
- ecele çare olmazatasözü"Hayatta her durumun çaresi bulunabilir , ama ölümü engellemek imkansızdır." anlamında bir söz
- evliyaullahisimVeli, dost, sevgili, ermiş, Allah dostları
- Eski TürkçeisimTürk dillerinin birbirlerinden ayrılıp uzaklaşmadan önceki Göktürkler, Karahanlılar ve Uygurlar devrinin (13. yüzyıla kadar devam eden) bir bölümü olmak üzere yaklaşık sekiz asırlık dönemi kapsayan hâline verilen isim
- ertesisıfatbir günün, haftanın, ayın, yılın ardından gelen (gün, hafta, ay, yıl), ferdası, devresi
- erkenzarfvaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı
- ergensıfatdöl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
- enserisimbüyük çivi, ekser
- emişisimEmme işi.
- efendiisimEğitim görmüş kişi için özel adlardan sonra kullanılan ünvan.
- ecelisimyaşamın sonu, ölüm zamanı
- el feneriisim}Pille çalışan fener; elektrik feneri.
- enemekfiilİğdiş etmek
- ezmekfiilüstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
- evi sırtındasıfatYeri yurdu olmadan herhangi bir yerde yaşayan.
- etekleri zil çalmakifadeÇok sevinmek.
- ense yapmakfiilhiçbir iş yapmadan yan gelip yatmak
- el kaldırmakfiiloy verdiğini veya söz istediğini elini kaldırarak belirtmek.