Sözlük dizini
“G” harfi
5.035 madde
- görünüşe aldanmaatasözüHer şeyin bir dış görünüşü, bir de içyüzü vardır. Dışı güzel, içi kötü, ya da dışı kötü içi güzelolan şeyler de çoktur. Onun için yalnız dış görünüşe bakarak yargıya varmak insanı aldatabilir.
- gön yufka yerinden deliniratasözüHer iş en çürük yerinden patlak verir. Örneğin, ciğerlerinden rahatsızlık geçirmiş olan kişi, zayıf düşse hemen ciğerlerinden hastalanır. Toplumsal olaylarda da durum böyledir.
- gönlün yazı var, kışı varatasözüİnsan kimi zaman neşeli, iyimser, yaşama sevgisi ile dolu olur; kimi zaman da bunalmış,kötümser, bezgin.
- gönül verme evliye; eve gider unuturatasözüBir kadın, evli bir erkeğe gönül kaptırmasın. Onun göstereceği ilgiye inanmasın. Evli olan erkekler, başka kadınlara bağlanamazlar.
- gönül var otluğa, gönül var bokluğaatasözüİyi ve güzel şeyleri seven yüksek ruhlu insanlarda vardır; kötü, murdar şeylerden hoşlananaşağılık insanlar da.
- gönül ummadığı yere küseratasözüİnsan, kendisini sevmeyenlerin çiğ davranışlarını doğal karşılar. Ama seviştiği kimsenin bu gibi davranışlarından dolayı ona kırılır.
- gönül karımazatasözüİnsanlar yaşlansalar da gönülleri genç kalır. Sevgi ve istekler eski; gücünü, tazeliginiyitirmez.
- gönül düştü bir boka o da misk gibi kokaatasözüKimi kişiler çok çirkin birine ya da çok kötü bir şeye gönül kaptırırlar. Onların gözünde bunlar çirkin değil, çok güzeldir, kötü değil çok iyidir.
- gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmazatasözüBir kimsenin, hele dostlarımızın, gönlünü kırmamaya dikkat etmeliyiz. Kırılan gönül kolay kolay onarılamaz. Bu yüzden, eski dostluk bir daha o içtenlikle yenilenemez.
- gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya başatasözüİsteksiz yenilen yemek, nasıl insana dokunursa, istenmeyerek yapılan iş de öylece kötü sonuç verir.
- gönülsüz namaz göğe ağmazatasözüİçten gelen bir duygu ile kılınmayan namaz kabul olunmaz. Bunun gibi, isteksiz yapılan işten hayır gelmez.
- gönülden gönüleatasözüBirbirlerine birtakım duygularla bağlı olan iki kimseden biri, öteki için ne düşünüyorsa o daberiki için aynı şeyi düşünür.
- gölgeyi hoş gören tekneyi boş görüratasözüÇalışmayıp keyfine bakan yoksulluk içinde kalır.
- gölgesinde oturulacak ağacın dalı kesilmezatasözüKendisinden yararlanılan kişiyi, nesneyi zarara uğratacak eylemlerden sakınılmalıdır.
- göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlaratasözüFerahlatıcı bir duruma kavuşulacağı belli olsa bile, sonucun çok gecikmesi, onu yararsız kılar ve bekleyeni yoksunluk içinde kıvrandırır.
- gök gürlemeden yağmur yağmazatasözüBir kişi ya da topluluk, sesini yükseltmezse istediğine kavuşmaz.
- gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkaratasözüKadınlar, düğüne, eğlenceye can atarlar. Bu uğurda katlanmayacakları sıkıntı yoktur.
- gökten yere yağar, yerden göğe değilatasözüVarlıklılar yoksullara, güçlüler güçsüzlere yardım eder; tersi düşünülemez.
- gökten ne yağdı da yer kabul etmediatasözüBüyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.
- göç dönüşü topal eşek öne geçeratasözüToplum belli bir yönde ilerlerken sonuncu olanlar bu gidiş ters yön alırsa birinci olurlar.
- göçtük yurdun kadri konduk yurtta biliniratasözüBeğenilmeyip bırakılan yerin ne denli değerli olduğu, yeni yerleşilen yerin kötülüğü görüldükten sonra anlaşılır.
- girmekfiilDışarıdan içeriye geçmek.
- göymekfiilYakmak.
- gözakıisimgöz akı kavramının yanlış kullanımı
- gözdağıisimSonradan verilecek bir cezayla korkutma, yıldırma, °tehdit.
- gözeviisimgözyuvası.
- göze yutarlığıisimhücre yutarlığı
- gözkapağıisimgöz kapağı kavramının yanlış kullanımı
- gözlemeviisimrasathane
- göz yuvasıisimGözyuvarlarının içinde bulundukları kemik oyuklardan her biri, gözevi, göz- çukuru.