Sözlük dizini
“Y” harfi
6.502 madde
- yâdisimAnma
- yârisimsevgili
- yayisimhallacın pamuk veya yün atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
- yokisimbulunmayan, olmayan şey
- yakınsıfatAz bir ara ile ayrılmış olan.
- yaslanmaisimyaslanmak eyleminin mastarı
- yaşamaisimYaşamak işi
- yaşlanmakfiilYaşı ilerlemek; eskimek, farımak, ihtiyarlamak, kağşamak, kocamak, kocalmak, moruklamak, moruklaşmak.
- yaranisimbezek, süs
- yedek subayisimAskerliği meslek olarak seçmediği hâlde, vatanî vazife için kanunlara göre belli bir süre orduda subay olarak çalışan kimse
- YahudisıfatYahudiliğe ait, Yahudilik ile alakalı
- YahudilikisimMusevilik dini
- yutmakfiilağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
- Yeni AhitisimHristiyanların kutsal kitabı Kitab-ı Mukaddes'in ikinci kısmını meydana getiren; çoğunluğu M.S. 1. yüzyılda Grekçe yazılmış; İsa'nın hayatını, öğretilerini, ölümünü ve dirilişini anlatan; İsa'nın öğretilerini yaymaya çabalamış elçilerin yaptıklarını kayıt altına alan; dünyanın sonuna ilişkin kehanetler bulunan bir dinî kitap. Matta, Markos, Luka ve Yunanna incilleri Yeni Ahit'in ilk dört bölümünü oluşturur. İncillerin ardından Elçilerin İşleri, mektuplar ve Vahiy bölümleri gelir.
- yelkovan kuşugillerisimTüpburunlu kuşlar takımının bir familyası
- yumuşaksıfatdokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- yayıkisimtereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine, kovan
- yunmakfiilYıkanmak
- yortuisimİsa'nın hayatını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin hayatlarına yansımış olan faziletlerini anmak üzere kilisenin belirlediği mukaddes günler.
- yardakçısıfatbaşkalarına şirin görünmek için dalkavukluk yapma
- yaban yaseminiisimPatlıcangillerden, sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen, mor çiçekli, çok yıllık bir bitki.
- yarıkisimyarılarak açılmış yer, geniş çatlak
- yortmakfiilSürekli olarak yol yürümek.
- yöneticilikisimyönetici olma durumu, idarecilik
- yedekisimyularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı
- yoksunsıfatBelli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken; mahrum.
- yoksulsıfatgeçinmekte çok sıkıntı çeken, fakir, fukara, variyetsiz, varlıksız
- yargıisimkavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
- yansımaisimyansımak işi
- yiyicilikisimYiyici olma durumu, irtikâp