Sözlük dizini
Argo
845 madde
- davultozuisimGerçekleşmesi imkânsız durum
- dayamakfiilyaslamak
- dayıisimannenin erkek kardeşi.
- dağıtmakfiiltoplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
- daşşakisimtaşak, testis
- dehlemekfiilHayvanı "deh" diyerek yürütmek.
- delikisimdar, küçük açıklık
- denyosıfatDengesiz, delibozuk, öküzün önde gideni
- devisimmasallarda anlatılan boyu çok uzun insana benzer yaratık
- dikizisimBakma, gözetleme, erkete
- dikizcilikisimBaşkalarını gizlice gözetleme alışkanlığı; röntgencilik.
- dingilisimTekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil; eksen, aks.
- direksiyon sallamakifadeMotorlu taşıt kullanmak.
- diskur çekmekifadeNutuk verir gibi konuşmak
- dolduruşa getirmekifadeBirini çeşitli yollarla pohpohlayarak yönlendirmek, kışkırtmak, gaza getirmek.
- dolmaisimDolmak işi.
- domalmakfiilDört ayak üstüne gelmek, öne eğilip kalçasını dışarı çıkarmak.
- dumanisimBir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz; tütün.
- dumur olmakifadeşaşırmak, afallamak, donakalmak, kalakalmak.
- dölisimcanlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil
- dübürisimkıç
- düdükisimİçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç
- dükkânisimEsnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer.
- dümdüz etmekifadeKırıp dökmek, ezmek.
- dümenisimhava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
- dümenciisimGemilerde dümeni kullanan kimse.
- dümeni kırmakifadeçekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.
- düzmekfiilBir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek.
- dızcıisimYankesici, hırsız.
- dızdızcıisimDızdızcılık eden kimse