Sözlük dizini
Mecazlar
1.479 madde
- ağdalısıfatağdalanmış
- çizgi çekmekfiilbir noktayı hat biçiminde çeşitli yönde uzatmak
- alevlisıfatalevi olan, alevlenmiş
- elektriklisıfatElektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen.
- uzaktan kumandaisimtelevizyon, müzik seti vb. aletleri, otomobil, oyuncak otomobil vb. araçları belli bir uzaklıktan çalıştırmaya yarayan kablosuz alet
- paslanmakfiilÜzerinde pas oluşmak
- dalgaisimDeniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket.
- dümdüzsıfatÇok düz.
- Hint horozuisimkas yapısı iyi gelişmiş, doğuştan müsabaka yeteneğine sahip, geç gelişen, dünyada ve Türkiye’de yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan kümes hayvanı.(Aseel Rooster)
- beldeisimİlçeden küçük, köyden büyük, belediye ile yönetilen yerleşim birimi
- çekik gözlüsıfatGözleri şakaklara doğru gerilmiş olan.
- varageleisimBir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan araç.
- balık istifisıfatÇok sıkışık olarak bir yere dolmuş insanlar.
- âcizlerizamir(mecaz) Alçak gönüllülük göstermek için "ben" zamiri yerine kullanılan bir söz.
- kundakçılıkisimKasten yangın çıkarma işi.
- keçiisimboynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından Capra cinsini oluşturan memelilere verilen ad.
- şuurisimAnlayış, idrak. Vicdan. Hiss-i zâhirle duymak.
- siliksıfatÜstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan.
- sermayeisimBir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı; anamal,başmal, kapital, meta, resülmal
- tertemizsıfatçok temiz, her yanı temiz, arı sili, tiril tiril, pirüpak
- can sıkıntısıisim(mecaz) yapılacak bir iş olmaması ve hiçbir şeyle oyalanma imkânı bulunmaması sebebiyle duyulan tedirginlik, bunalım
- yortmakfiilSürekli olarak yol yürümek.
- çatır çatırisimsert bir şey kırılırken, yanarken yerinden sökülürken veya sıkıştırılınca çıkan ses, çatır çutur
- kokusunu almakfiilBir nesnenin kokusunu algılamak.
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- zehirlisıfatZehri olan; ağılı, toksik.
- demirisimdemirden yapılmış bir parça
- bir tabursıfatpek çok.
- kuzuisimKoyun yavrusu.
- akisisimışık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı