Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- yapay solunumisimNormal solunumun yeterli olmadığı durumlarda takviye amacıyla alet yardımıyla yaptırılan solunum; suni solunum, suni teneffüs.
- yapay zekâisimBir bilgisayarın, bilgisayar kontrolündeki bir robotun veya programlanabilir bir aygıtın insana benzer biçimde algılama, öğrenme, fikir yürütme, karar verme, sorun çözme, iletişim kurma vb. işlevleri sergileyebilme yeteneği.
- yapma dilisimyapay dil
- yapma uyduisimHerhangi bir gezegenin çevresindeki bir yörüngeye yeryüzünden fırlatılarak yerleştirilmiş insan yapısı nesne.
- yapmakfiilOrtaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
- yaprak dökümü fırtınasıisim9 Ekim'de başlayan fırtına.
- yaprak fırtınasıisim29 Haziran'da başlayıp 2 Temmuz'a süren kadar fırtına.
- yapsatisimKonut yapıp satma işi.
- yaptırımisimhukukun herkes bakımından bağlayıcı olması gerekir, müeyyide, ceza
- yapıisimBarınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri.
- yapı adasıisimBirbirine bitişik büyük yapılar; blok.
- yapı bilgisiisimkelimelerin yapısını, türeme yollarını ve çekim biçimlerini içeren bilgi, şekil bilgisi, yapı bilimi, morfoloji, sarf, şekil bilgisi, biçimbilim, biçim bilgisi
- yapı bilimiisimbitkilerde ve canlılarda organların yapılarını, biçimlerini, biçimleriyle görevleri arasındaki ilgiyi inceleyen bilim kolu, morfoloji
- yapı malzemesiisiminşaatın yapımında kullanılan her tür malzeme
- yapıkisimbelleme
- yapılandırmakfiilUygulamalara belli bir ayar, düzen, biçem ve biçim vermek.
- yapılısıfatYapısı herhangi bir nitelikte olan.
- yapımisimkonstrüksiyon, imal, inşa, yapma işi
- yapım ekiisimsözcük kök veya gövdesine getirilerek sözcüğün yeni anlam kazanmasını sağlayan ek
- yapımeviisimyapımevi, imalathane
- yapıncakisimSoğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe.
- yapısal dil bilimiisimYapısalcılık
- yapısal örüntüisimnesnelerin ve sınıfların birleştirilerek daha geniş yazılım yapılarının kurulmasına imkân veren teklifler sunar tasarım örüntüsü.
- yapıtisimeser.
- yaraisimkeskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik.
- yara bandıisimyara üzerine yapıştırılan genellikle ilaçlı özel bant
- yaralısıfatYaralanmış, yarası bulunan kişi.
- yararcısıfatyarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.
- yararcılıkisimAhlaki iş ve davranışlarda yararın ilke edinilmesi
- yaratmakfiilAllah, olmayan bir şeyi var etmek