Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- yüklemeisimyüklemek işi, tahmil
- yükleme akımıisimbir cıva damlasında kopma anında elektron eksikliğinden veya fazlalığından kaynaklanan faradayik olmayan, pozitif veya negatif akım
- yükleme durumuisimbelirtme durumu
- yükleme hâliisimbelirtme durumu
- yükleme teorisiisimsosyal psikolojinin insanların bir davranışla ilgili olarak ne zaman ve nasıl "niçin?" sorusunu sorduklarıyla ilgilenen alanıdır
- yüksek atlamaisimvücudu, bacakların sıçrama gücü ile yerden keserek bir engelin öte yanına geçirmeye dayanan bir spor dalı, atletizmin bir dalı
- yüksek basınçisimyüksek basınçlı atmosfer kütlesi
- yüksek fiyatisimdeğerinden olan fiyat
- yüksek fırınisimsanayide kullanılan [ısı derecesi]] yüksek olmak|olan]] fırın
- yüksek gerilimisimelektrik enerjisi, üretildiği yerden tüketileceği yere ulaştırılırken teknik ihtiyaçlar doğrultusunda transformatörler (trafolar) vasıtasıyla yükseltilip alçaltılmak durumundadır. Üretim, genellikle şehirlere kilometrelerce uzakta yapılır. TEİAŞ kontrolündeki iletim hatlarıyla taşınan enerjinin gerilim seviyeleri farklı olabilir. 1000 Volt üzeri yüksek gerilim olarak bilinir. 36 kV'a kadar seviyeler görevli dağıtım şirketlerince; 36-400 kV arası ise TEİAŞ tarafından işletilir.
- yüksek mahkemeisimbirçok hukuk sisteminde mahkemelerin hiyerarşisinde en yüksek mahkemedir
- yüksek sesisimuzaktan işitilecek nitelikte ses
- yüksek sosyeteisimsosyetenin önde gelenleri, yüksek tabaka, cemiyet, kibarlar âlemi
- yüksek tabakaisimyüksek sosyete
- yüksek tansiyonisimhipertansiyon
- yükseklikisimyerin ortalama ve deniz düzeyinden yüksekliği, yükselti
- yükselimisimDik açıklık.
- yükselmeisimyükselmek işi, itila
- yükselteçisimalçak veya yüksek frekanslı akımların yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç.
- yükseltgenmeisimoksitlenme.
- yükseltiisimtümsek
- yükseltmekfiilyükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak
- yükünisimiyon
- yürekisimkan dolaşımının merkezi olan organ, kalp
- yürek çarpıntısıisimKalp çarpıntısı
- yürük semaiisimTürk müziği usullerinden biri; sengin semai.
- yürümeisimyürümek işi
- yürümekfiiladım atarak ilerlemek, gitmek
- yürütme gücüisimKanunları uygulama yetkisi
- yürütmekfiilyürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak