Sözlük dizini
Yöresel
3.192 madde
- özençisimİstek
- ödeksıfat(Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Denizli, Aydın, İzmir, Manisa, Balıkesir, Çanakkale, Bursa ağzı) (Kütahya, Eskişehir, Bolu, Sakarya, Zonguldak, Kastamonu, Çankırı, Çorum, Sinop, Samsun ağzı) (Havza ağzı) ödlek, korkak
- petekisimarıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu ve bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı
- palandökenisimTaşlık yokuş
- oğuzsıfatiyi huylu
- oğuldurukisimdöl yatağı
- oynaşisimAralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
- otacıisimHekim
- melikisimPadişah, hükümdar, hakan.
- manasisimKın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek.
- lengerisimkebap ve pilav çeşitlerinin konulmasına yarayan, fazla yüksek olmayan, tabandan yanlara doğru genişleyen kap
- kümbetisimkubbe.
- konalgaisimGöçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
- koltukisimOmuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer.
- kızlaçisim(İçel ağzı) Yel tutmayan, güneş gören, kuytu yer.
- kızlanisimKilli çorak toprak.
- kızkapanisim(Sivas ağzı) Yazı yazmaya yarayan bir çeşit taş : Kızkapan saca iyi yazar.
- kocabaşisimİspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş; flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
- kırtıksıfatAzıcık
- kirintiisim(Giresun ağzı) ot, diken ve odun kesmeye yarayan, burnu eğik kesici bir çiftçi aleti
- kırıksıfatkırılmış olan; münkesir.
- kırcıisimDolu
- keşkekisimYarma, nohut ve etten toprak kap içerisinde fırında yapılan bir yemek çeşidi
- keseisimcepte taşınan, içine para, tütün gibi şeyler konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
- kersenisim(Havza ağzı) Hamur yoğurmak veya çamaşır yıkamak için kullanılan büyük tahta tekne.
- kepiçisimposta
- kepezisimYüksek tepe, dağ
- kekeçsıfatKekeme
- kayranisimOrman içindeki geniş ve çıplak alan; alan, düzlük
- kayrakisimekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak.