Sözlük dizini
Tüm kelimeler
111.849 madde
- çıklaisim(Ankara ağzı)} İnce, dar, taşlı yol, patika.
- çıkmaisimçıkmak işi.
- çıkma durumuisimkelime gruplarında ve cümlede, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın kendisinden uzaklaştığını göstermek için kullanılan ad durumu, çıkma hâli, ayrılma durumu, ayrılma hâli, ablatif
- çıkma hâliisimçıkma durumu
- çıkmakfiilİçeriden dışarıya varmak, gitmek.
- çıkmaklıkisimÇıkma durumunda olma
- çıkmalısıfatÇıkma durumunda olan
- çıkmalı tamlamaisimTamlayanı çıkma durumunda olan ve tamlananı üçüncü kişi iyelik eki alan tamlama: İnsanlardan bazıları Öğrencilerden ikisi gibi
- çıkmazisimSonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol
- çıkmaz ayın son çarşambasıifadeBelirsiz ve uzak zaman
- çıkmaz sokakisimGirişi ve çıkışı aynı olan sokak.
- çıkmaza girmekfiil(bir iş) çözümlenemeyecek, içinden çıkılmayacak bir duruma düşmek
- çıkmaza sokmakfiil(bir işi, bir durumu) çözümlenemez, güç bir duruma getirmek
- çıkraisimsık çalı
- çıkralıkisimÇıkra ile örtülü yer
- çıkrıkisimKuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç
- çıkrıklısıfatÇıkrığı olan.
- çıkrıksızsıfatÇıkrığı olmayan
- çıkrıkçıisimÇıkrık yapıp satan kimse
- çıkrıkçılıkisimÇıkrık yapma işi veya satma
- çıkrıkçınisimÖrdekgiller familyasından küçük bir yüzücü ördek türü
- çıktıisimÜretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı.
- çıktı almakifadebilgisayarda bulunan bir metni kâğıda yazdırmak
- çıkıisimçıkın
- çıkıkisimBir kemik veya organın yerinden çıkmış olması.
- çıkıklıkisimÇıkık olma durumu
- çıkıkçıisimÇıkıkları düzelten kimse, sınıkçı, kırıkçı
- çıkılamaisimÇıkılamak işi
- çıkılamakfiilÇıkıyapmak
- çıkılanmaisimÇıkılanmak işi