Sözlük dizini
Tüm kelimeler
111.609 madde
- değişmekfiilbaşka bir hâle girmek
- pahaya çıkmakfiilFiyatı artmak,pahalanmak.
- göç etmekfiilGöçmek.
- patinaisimBakır yüzeyinde zamanla oluşan yeşil renkli tabaka.
- kriptoisimSiyasi inancını gizleyen kimse
- gönlüne dokunmakfiilÜzülmek, rahatsızlık duymak
- istetmekfiilIstemek işini başkasına yaptırmak
- doyraisimKars yöresinde terekeme topluluğunda genellikle genç kızların giyindiği diz üstünde kısa fistan.
- akıl hastanesiisimAkıl hastalarının tedavi edildiği hastane; darüşşifa, tımarhane.
- göstermeliksıfatBir bütünün niteliğini anlatmak için bütünden ayrılıp verilen parça, örnek, numune, mostralık
- GözlerisimDenizli ili Merkez ilçesine bağlı bir belde.
- frenisimMakinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
- kanıisimdüşünce, inanç, itikat, kanaat
- karine ile anlamaisimkarine ile anlamak işi
- kayıtlısıfatKaydı yapılmış, kayda geçirilmiş olan.
- ereksiyonisimCinsel uyarılma sonucunda penisin büyüyüp sertleşmesi.
- ayıplamaisimayıplamak işi, kınama, takbih
- el el için ağlamaz; başına kara bağlamazatasözüHerkes, derdinin çaresini başkasından beklememeli; kendisi bulmalıdır. Elin adamı,derdinize sizin gibi yanmaz.
- tanımsızsıfatTanımı olmayan.
- blastosistisimMemelilerde döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek uterus boşluğuna ulaştıktan sonraki ilk farklılaşmış durum olup dışta hücrelerden oluşmuş bir kılıfla (trofoblast) gelişmenin ileri evrelerinde embriyoyu meydana getirecek olan küçük bir hücre kitlesi
- hazır değerisimönceden belirlenmiş değer
- EtiyopyalıisimKökeni Etiyopya olan kimse.
- Faroe diliisimFaroe Adaları'nda kullanılan dil
- manifestoisimBir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste
- bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarıratasözüHerhangi bir olayı, bir işi, bir ödevi küçük saymamak, önemle ele almak gerekir. Küçük görünen işler, büyük sonuçlar doğurabilir: Bir çivi eksikliğinden bir nal düşer; bir nal eksikliğinden bir at koşamaz olur; bir atın koşamaması, komutana bir haberin yetişememesi dolayısıyla savaşın kaybedilmesine mal olabilir. Böylece bir çivi yüzünden bir ordu yenilgiye uğrayabilir. Nitekim küçük bir vidası eksik olsa koca bir fabrika çalışamaz. Önem verilmeyen küçük bir yaradan ölenler çoktur.
- maddeisimduyularla algılanabilen nesne
- her ağaç kökünden kururatasözüBir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk yıkılır.
- işlenmekfiilişleme işi yapılmak
- kriminologisimKriminoloji ile uğraşan kimse
- ertelettirmekfiilİptal ettirmek