İçeriğe geç
2Wsözlük

Hikâye

Açıldı Laleler Güller'in öyküsü

Anonim

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Bu içli öykü, çok meşhur bir halk hikâyemizin Muş yöresinde geçen küçük bir kısmını oluşturur. Bu türkü Leyla ile Mecnun hikâyesinden değil ama Leyla ile Mecnun hikâyesi kadar meşhur olan bir başka halk hikâyemizden, Kerem ile Aslı hikâyesinden alınmıştır. Kerem’in dilinden dökülen bir türkünün hikâyesi bu. Çok eski zamanlarda güçlü, kudretli, merhametli ve dağa, taşa sözü geçen bir “bey” ve ‘keşiş” namıyla bilinen bir de hizmetkârı vardır. Bey ve halkı büyük bir mutluluk içinde yıllarca yaşarlar. Fakat zaman gelir bu mutluluk bey için büyük bir hüzne dönüşür. Çünkü bu adaletli beyin sevip okşayacak, sımsıcak bağrına basacak bir çocuğu yoktur. Gün gelir bu çocuksuzluk beyi dertlere düşürür. Ama ne gariptir ki beyin hizmetkârı olan keşişin de çocuğu olmaz. Bey de keşiş de bu duruma hayli üzülürler. Bir gün hasbahçede bey ve keşiş baş başa vermiş dertleşirlerken karşılarına ak sakallı, nur yüzlü bir ulu kişi çıkagelir. Onlara birer küçük fidan verir ve bu fidanları götürüp bahçeye dikmelerini söyler. Fidanlar dikilir ama ne çare ki ümit edilen olmaz. Yani fidanlar dallanıp budaklanıp meyve vermezler. Böylece bir hayli zaman geçer ve sonunda bu ağaçlardan birinde, bir yanı beyaz diğer yanı kırmızı olan bir elma biter. Ak sakallı pirin dediği gibi bu elmanın yarısını beyin, yarısını da keşişin eşi yer. Çünkü o ak sakallı Pir, çocukları olmayan bu insanların rüyalarına girip böyle söylemiş. Hayli zaman sonra beyin bir oğlu, keşişin de bir kızı olur. Keşiş ve hanımı, yıllar sonra bu bey kızımızı oğluna isteyecek” diye düşünürler. Dinlerimiz ayrı biz biricik kızımızı başka dinden olan birisine nasıl veririz, diye tasalanırlar. Karı koca düşünüp taşınıp bir yalan uydururlar. Kızlarını gizlice bir yere gönderdikten sonra “Çocuğumuz öldü. Artık bu ellerde kalmak bize acı verir. Biz buralardan göçüp gitmek istiyoruz,” derler ve beyden yüklüce hediyeler alıp o diyarlardan göçüp giderler. Yıllar geçer, beyin oğlu büyür ve avlanmaya başlar. Bir gün av esnasında derin bir uykuya dalar ve rüyasında melekler kadar güzel bir kız görür. İşte bu güzel kız keşişin kızı Aslı’dır. Bundan sonra Kerem Aslı’ya, Aslı da Kerem’e rüyalarda da olsa sevdalanmışlardır. Kerem, Aslı’ya kavuşmak için dağlar aşar. Kerem onlara yaklaştıkça Keşiş Aslı’yı daha uzaklara kaçırır. Fakat Kerem’i hiçbir güç yıldıramaz. Dağ demez taş demez, dere demez tepe demez düşer yollara, günler, aylar geçer Aslı’yı arar Kerem. İşte Kerem’in bu gezmeleri sırasında bir gün de yolu Muş’a düşer. Gürül gürül bir yağmur yağar. Kısa zaman sonra hava açar ve dağları elvan elvan bir gökkuşağı, boydan boya sarıp sarmalar. Kerem yola revan olup iner Muş Ovası’na. Ova değil bu, sanki bir yeşil derya. Üstünde bin bir renkli çiçekleriyle, çimenleriyle güzel bir bahar yüzüyor. Gelinler, kızlar desen, sanki güzelim Muş Ovası’yla yarışırcasına rengârenk giyinmişler. Kerem Muş’a varır. Geceleri bir handa konaklar. Günlerce Muş’ta Aslı’yı arar. Hancıya, hamamcıya, yolcuya, çobana Aslı’yı sorar. Belki birisi Aslı’yı görmüş olabilir diye hiçbir gün ümidini yitirmez. Dağların eteğine oturmuş, türlü çiçeklerle, güzelim lalelerle bezeli Muş, Kerem’i de bu güzellikleri seyretmeye davet eder. Bu güzelliklerin karşısında kimin gözü, gönlü açılmaz. Muş’un güzelleri, lalesi sümbülü, Aslı’dan başkasını düşünmeyen Kerem’i söyletir dertli dertli.

Metindeki kelimelerin anlamları

yani
"demek oluyor ki" anlamlarında söz
keşiş
rahip.
halk
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu; cumhur, folk.
yağar
yağmur
davet
çağrı, çağırma
aşar
Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında aynî olarak alınan vergi
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
kerem
Soyluluk.
çare
bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
fakat
ama, ancak, lâkin
pir
koca, ihtiyar, yaşlı kimse
sırasında
gerekince, yerinde ve zamanında
yüklüce
Yüklü olarak
böylece
tam böyle, bu biçimde
bundan
bu nedenle
günlerce
Birçok gün sürerek
mutluluk
bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)