Hikâye
Tenezzüh (hikâye)
Juli Hala çayını bitirdikten sonra penceresinin yanındaki koltuğa yaslanarak dışarıda yağan karların raks-ı hafif ve nâmütenahisine daldı. Bu yeni başlayan kış gününde onu büsbütün taciz eden, sanki daha ziyade yeise sevk eden bir can sıkıntısı vardı. Böyle fırtınalı, karlı günlerde hem-sinni olanlar odalarından çıkamazlardı. Fakat hiç olmazsa onların eğlenceleri vardı. Hâlbuki şimdi o çay içerek pineklemekten artık o kadar bıkmıştı ki... Ah yaz olaydı, hayat-nisâr güneşin altında kalın bastonuna dayanarak gezmeye çıkar, mesut aileler arasında yine evine avdet ederdi. Bazen bir iki eski refikasıyla tenezzühe çıkar, ne hoş zamanlar geçirir idi.
Metindeki kelimelerin anlamları
- avdet
- dönüş, geri gelme
- hala
- babanın kız kardeşi, bibi, eme
- raks
- dans
- sevk
- gönderme, götürme
- ziyade
- çok, daha çok, daha fazla
- fakat
- ama, ancak, lâkin
- büsbütün
- iyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli, bütün bütün
- hâlbuki
- Oysa, oysaki
- onların
- Onlara ait
- arasında
- herhangi iki şeyin arada olan ortada
- altında
- sahnenin seyirciye yakın kesimi
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)