Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Farsça Kökenli
Türkçeye Farsçadan girmiş kelimeler.
65 madde · “K” harfi
- KehkeşanisimSamanyolu
- KezibanisimBir kız adı. hanımefendi, ev kadını.
- KudayisimBir soyadı.
- kaanisimhakan, padişah, hükümdar, han, hakan, kağan
- kahyaisimKonak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse
- kalebentisimKale dışına çıkmama cezası alan hükümlü.
- kalenderisimgösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint
- karanfilisimikiçenekliler sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, yaprakları pembe, beyaz veya kırmızı olan, hoş kokulu, otsu bir süs bitkisi, (Dianthus caryophyllus).
- karnabaharisimTurpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki; karnabit, (Brassica oleracea botrytis).
- karpuzisimKabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki, (Citrullus vulgaris).
- kavgaisimdüşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa
- kehribarisimSüs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine; samankapan, kılkapan
- kekikisimBallıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris).
- kelleisimkoyun, kuzu ve keçinin pişirilmiş başı
- kemsıfatnoksan, eksik
- kemerisimBele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı.
- kenarisimbir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
- kepazesıfatniteliksiz, değersiz
- kepçeisimsulu yiyecekleri karıştırmaya, dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
- keresteisimTomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
- kervanisimuzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı
- keseisimcepte taşınan, içine para, tütün gibi şeyler konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
- kevgirisimHaşlanmış yiyeceklerin sıvılarını veya bazı sıvıları süzmek için kullanılan; delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı.
- kezbanisimgösterişe düşkün, taşralı, alay edilmesi mübah kadın.
- keşisimYağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir
- keşkülisimÜstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara.
- kibağlaçanlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan söz
- kilisimıslandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak
- kinisimbirine karşı duyulan öç alma isteği, garaz
- kireçisimKireç taşının bu işe mahsus ocaklarda kavrulmasıyle elde edilen, kalsiyum oksitten ibâret taşımsı beyaz madde, (CaO)