Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
1.556 madde · “G” harfi
- göyünmekfiilBkz göynümek
- gözisimGörme organı.
- gözaltıisimbirinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
- gözcülükisimGözcünün işi
- gözdağıisimSonradan verilecek bir cezayla korkutma, yıldırma, °tehdit.
- gözdemiriisimGemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
- gözeisimhücre
- gözemeisimGözemek işi
- gözemekfiilKumaştaki deliği örerek kapatmak
- gözenekleştiriciisimBir reçine ya da kauçuğa katıldığında sıcaklığın yükselmesi sonucu gaz vererek bozunan ve böylece karışımın kütlesi içinde açık ya da kapalı gözeli bir köpük ya da süngerimsi doku oluşturan bileşik.
- gözeneklilikisimGözenekli bir cismin niteliği
- gözeneksizlikisimGözeneksiz olma durumu
- gözerimiisimGözlemcinin bulunduğu noktadan yeryuvarlağına çizilen teğet düzlemin gökküresi ile ara kesit dairesi.
- gözeticiisimGözetleme yapan kimse; sürveyan
- gözeticilikisimGözetici olma durumu
- gözetilmeisimGözetilmek işi
- gözetilmekfiilgözetme işi yapılmak veya gözetme işine konu olmak
- gözetimisimgözetme işi, nezaret
- gözetişisimGözetmek işi veya biçimi
- gözetlemeisimGözetlemek işi; tarassut.
- gözetlemekfiilBirine veya bir şeye gizlice bakmak; dikizlemek
- gözetlenmekfiilGözetlemek işi yapılmak
- gözetletmekfiilGözetlemek işini birine yaptırmak
- gözetleyiciisimGözetlemek işini yapan (kimse)
- gözetleyicilikisimGözetleyici olma durumu
- gözetmeisimgözetmek işi
- gözetmekfiilkorumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek
- gözetmenisimOkullarda öğrenciler arasında düzeni sağlamakla görevli kimse; gözcü.
- gözetmenlikisimGözetmenin yaptığı iş
- gözettirmekfiilGözetmek işini yaptırmak, gözetmesini sağlamak