Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
1.655 madde · “P” harfi
- pestilleşmekfiilPestil durumuna gelmek
- pestisitisimZararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak, ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlar
- petografiisimtaş bilimi
- petrifikasyonisimTaşlaşma, taş olma
- petrognoziisimDoğa bilgisinin mineralleri inceleyen bölümü.
- petrografiisimYer kabuğunun bir veya birkaç mineralden meydana gelen kaya kütlelerini inceleyen jeoloji dalı, Taş bilimi
- petrokimyaisimPetrolden elde edilen kimyevi maddeleri inceleyen ilim, teknik ve sanayi dalı.
- petrokimyacıisimPetrokimya dalında uzmanlaşmış kimse
- petrolisimYoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ; yer yağı, neft
- petrolcüisimPetrol sanayiinde çalışan kimse.
- petrolcülükisimPetrolcü olma durumu
- petrolojiisimyer biliminde kayaçların oluşum mekanizmalarını inceleyen uzmanlık alanı
- petrometreisimSıvı seviyesini ölçen aygıt.
- petunyaisimÇeşitli renklerde çiçek açan, kokulu bir süs bitkisi
- peyisimbir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası
- peyamisimHaber, başkasından alınan bilgi.
- peyapeyzarfarka arkaya.
- peydahlamaisimPeydahlamak işi
- peydahlamakfiilGenellikle istenmeyen şeyler edinmek.
- peydahlanmaisimPeydahlanmak işi
- peydahlanmakfiilMeydana getirilmek, ortaya çıkmak, oluşturulmak.
- peyderpeyisimYavaş yavaş, azar azar, günden güne, kısım kısım, peyâpey
- peygamberisimİnsanlara Allah'ın emirlerini bildiren, onları Allah yoluna, dîne çağıran kimse
- peygamberdevesiisimsıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 cm boyunda, düz kanatlı, çok obur bir böcek türü
- peygamberlikisimPeygamber olma hâli
- peygamberöküzüisimAhmak, budala
- peykisimOsmanlı İmparatorluğu'nda, padişahın emirlerini yerine ulaştırmakla görevli yaya posta sınıfı
- peykanisimOk, cirit vb ucundaki sivri demir.
- peykeisimGenellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir.
- peyklikisimPeyk olma hali, uyduluk.