Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
3.190 madde · “S” harfi
- savlıkisimSavcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve iddialarını içinde topladığı, mahkemede okunan yazı, savca.
- savmaisimsavmak işi, def
- savruklukisimSavruk olma durumu
- savrulmaisimsavrulmak eyleminin mastarı
- savrulmakfiilSavurma işinin yapılması.
- savruluşisimSavrulmak işi veya biçimi
- savruntuisimSavrulurken dökülen kırıntı
- savsaklamaisimSavsaklamak işi, umursama, baştan savma, işi geciktirme, ihmal, ihmalkârlık
- savsaklamakfiilBelirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, ihmal etmek
- savsaklanmaisimSavsaklanmak işi
- savsaklanmakfiilSavsaklanmak işine konu olmak, ihtimal edilmek
- savsaklayışisimSavsaklamak işi veya biçimi
- savsamaisimSavsaklama, ihmal
- savsamakfiilSavsaklamak, ihmal etmek
- savsözisimbir düşünceyi kolayca dışa vurup anlaşılmasını sağlayan kısa ve çarpıcı ifade; slogan
- savulmaisimSavulmak işi veya durumu
- savulmakfiilBir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak
- savunmaisimsaldırıya karşı koyma, müdafaa
- savunmakfiilherhangi bir saldırıya karşı [koymak]], saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek
- savunmanisimgeniş anlamıyle yargılıklarda, kamusal yerlerde tüze ve yasa uygulamasından doğan uyuşmazlıkları çözümlemek için ilgililerin bütün dayatma ve savunmalarını, tüzeyi uğraşı edinmesi nedeniyle, onlar adına yasalara ve tüzeye uygun olarak yürüten yetkili kişi
- savunmasızlıkisimSavunmasız olma durumu
- savunuisimSavunma
- savunucuisimbir şeyi savunan kimse, müdafi
- savunuculukisimSavunu yapma işi
- savunulmaisimSavunulmak işi
- savunulmakfiilSavunmak işi yapılmak
- savunuşisimSavunmak işi veya biçimi
- savurganlıkisimSavurgan olma durumu veya savurganca davranış, tutumsuzluk, müsriflik, israf
- savurmaisimsavurmak işi.
- savurmakfiilHavaya atıp dağıtmak, saçmak