Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
405 madde · “Z” harfi
- zehretmekfiiltatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, bunaltmak, acı vermek, sıkmak, üzmek
- zehrolmaisimzehrolmak eyleminin mastarı
- zekavetisimbirinci anlam
- zekicesıfatzeki olan
- zekilikisimzeki olma durumu, anlak, anlayış, dirayet, feraset, zekâ, zeyreklik
- zeklenmekfiilAlay etmek
- zekâisimİnsanın düşünme, akıl yürütme, öğrenme, kavramları ve nesneleri zihinde canlandırabilme, objektif gerçekleri algılama, yargılama, sonuç çıkarma, bedeni kontrol edebilme, duyguları doğru algılayabilme, değerlendirebilme, icat edebilme vb. yeteneklerinin ve becerilerinin tamamı; anlak, dirayet, feraset.
- zekâlılıkisimZeki olma durumu
- zekâtisimDînen zengin sayılan erginlik çağına gelmiş akıl sahibi Müslümanların mallarının belli bir miktarını – ki genellikle %2½'unu ya da kırkta birini - seneden seneye fakir Müslümanlara vermesi.
- zekâvetisimÇabuk anlama ve kavrama.
- zelisimçerçöp
- zelofobiisimkıskançlıktan korkma
- zelzeleisimYer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması
- zemberekçiisimYeniçerilerin zemberek kullananı
- zembilisimHasırdan örülmüş kulplu torba
- zeminisimTaban, döşeme, yer
- zemmetmeisimzemmetmek eyleminin mastarı
- zemzemisimKâbe yakınında bu adda bir kuyudan alınan ve Müslümanlarca kutsal sayılan su
- zenisimkadın
- zencefilisimZencefilgillerden Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 cm yüksekliğinde, kamış görünüşünde, çok yüksek ve otsu bir bitki.
- zencefilgillerisim(botanik) Birçeneklilerden, zencefil, zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya
- zenciisimsiyah ırktan olan kimse, siyahi
- zendostlukisimZamparalık
- zenginlemekfiilZengin hale gelmek
- zenginleşmeisimZenginleşmek durumu
- zenginleştirmeisimZenginleştirmek işi.
- zenginleştirmekfiilzengin duruma getirmek, zenginleşmesini sağlamak
- zenginlikisimzengin olma durumu, varlıklılık
- zenitisimgeniş anlamda, zenit belli bir yerin üzerindeki bir noktayı doğrudan belirtmektir, başucu noktası
- zenneciisimKadın eşyası satan kimse