Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
38.315 madde
- öznelciisimÖznelcilik yanlısı, öznelciliği benimseyen ve savunan (kimse), sübjektivist
- öznelcilikisimBütün bilgilerin özneye ilişkin ve değer yargılarının bireysel, öznel olduğunu ileri süren öğreti.
- öznellikisimbir yargının kişiye bağlı olarak değer biçilmesi için söylenmekte
- özsenisimUygun, yerinde, yakışık alan.
- özseverlikisimKişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, narsisizm
- özveriisimbir amaç uğruna ya da gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi yararlarından vazgeçme, fedakârlık
- özverililikisimÖzverili olma durumu.
- özyinelemeisimBir yordamın kendini çağırabilme özelliği.
- özçekimisimGenellikle cep telefonu kamerası ile kişinin çektiği kendi fotoğrafı.
- özümlemeisimözümlemek işi, yapım, temessül, temsil, asimilasyon, anabolizma, yadımlama karşıtı
- özümlemekfiilcanlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinme duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
- özümlenmeisim(besin için) Özümlemek işi
- özümlenmekfiilÖzümlemek işine konu olmak
- özümsemeisimözümsemek eyleminin mastarı
- özümsemekfiilözümlemek
- özümsenmeisimÖzümsenmek işi veya durumu
- özümsenmekfiilÖzümlenmek
- özünisimdüzen
- özürisimbir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret
- özürsüzzarfÖzrü olmayan
- özütisimHerhangi bir maddenin, alkol, eter gibi bir eriticiyle ayrılmış ya da başka bir yolla elde edilmiş özü, hulasa
- özütlemeisimkatı veya sıvı halde bulunan bir bileşenin uygun bir çözücü kullanılarak karışmış olduğu diğer katı veya sıvı bileşenlerden ayrılma işlemi
- öçisimkötü davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işi, intikam, öc
- öçlenmeisimÖçlenmek işi veya durumu
- öçlenmekfiilÖç beslemek, öç ile dolu duruma gelmek, hınç beslemek, kin duymak
- öçürmekfiilsöndürmek
- öğeisimkimyasal çözümlerle ayrıştırılamayan ya da bireşim yoluyla elde edilemeyen özdek
- öğeçisimİki yaşına girmiş koyun.
- öğleisimGüneşin gökyüzünde en yüksek noktada bulunduğu sabahla ikindi arasındaki zaman dilimi; gün ortası, öğlen, öğle vakti, nısfınnehar, zeval.
- öğlenciisimikili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı