Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- fecisıfatçok acıklı
- fecirisimtan, şafak
- fecrikâzipisimtan yerinde gün doğmadan beliren, sonradan kaybolan geçici aydınlık, yalancı tan, geçici tan
- fecrisadıkisimTan yerinde gün doğuncaya kadar süren kesiksiz aydınlık
- fedaisimbir amaç uğrunda değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
- federasyonisimAynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği
- fehvaisimanlam
- felaketlisıfatfelaket getiren
- feldspatisimPotasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
- felekisimbaht.
- felekiyatisimgök bilimi
- felsefeisimvarlık ve düşünmeyi oluşturan ilkeler, gerçeklik ve nedenselliğin araştırılması, düşünbilim
- felsefiisimfelsefe ile ilgili
- felçisiminme
- feministisimfeminizm yanlısı (kimse, görüş)
- feminizmisimToplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı; kadın hareketi.
- fenasıfatkötü
- fenerisimSaydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı.
- fenomenisimolay
- feodalsıfatderebeylikle ilgili
- ferahisimkalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu
- ferahfezaisimKlasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
- ferasetisimanlayış.
- ferdaisimErte, yarın
- feribotisimarabalı vapur
- feriştahsıfatEn iyi, en üstün.
- ferişteisimmelek
- fermaisimköpeğin avı gözetlemesi
- fermanisimEmir
- fermejüpisimçıtçıt