Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
6.496 madde
- farinksisimYutak.
- farisiisimFarsça
- fariğsıfatvazgeçmiş, çekilmiş
- farmakologisimİlaçların ve diğer maddelerin insanlar ve hayvanların organları, dokuları, yaşam zamanları üzerindeki etkilerini araştıran, yeni ve geliştirilmiş tıbbi ilaçlar yapan kişi
- farmakolojiisimİlaçların etkisini ve kullanılışını inceleyen bilim dalı; ilaç bilimi
- farmakopeisimİlaç üretiminde kullanılan etkin ve yardımcı maddelerin nitel ve nicel çözümleme yöntemlerinin yer aldığı, yasal ve bilimsel olarak uyulması gereken ulusal ve uluslararası kuralları ve yöntemleri içeren resmî kitap.
- farzımuhalzarfOlmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak.
- fasaryasıfatBoş, anlamsız söz.
- fasetisimgeometrik şekilli nesne ve eşyaların düz yüzeylerine verilen ad
- fasulyeisimFasulyegillerden; barbunya, çalı, ayşekadın, horoz, dermason vb. türleri bulunan bitki. (Phaseolus vulgaris)
- fasılisimbölüm
- fasılaisimaralık
- fatihaisimKur'an'ın ilk suresi
- fatihanezarffatih gibi, fatihe benzercesine
- faturaisimSatılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.
- faulisimKarşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket.
- favaisimİçine limon, şeker ve zeytinyağında pembeleştirilmiş soğan koyularak suda haşlanan bakla tanelerinin püre kıvamına getirilmesiyle yapılan ezme.
- favoriisimYüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk, faul
- fayisimYer kabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre nispî olarak yer değiştirmesi
- fayansisimduvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, çini
- fayrapisimİstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu.
- faytonisimtek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası
- fazisimbir dalganın referansa göre durumu, elektrik geriliminde evre
- faziletisimerdem
- fazlazarfgereksiz, yersiz bir biçimde
- façaisimiskambil destesinin en altındaki kâğıt
- façetaisimelmasın yontulmuş yüzlerinden her biri
- façunaisimhalatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı
- fağfurisimÇin işi, iyi porselenden yapılmış kase, tabak v.b. porselen eşya
- fecaatisimçok acıklı, yürekler acısı durum