İçeriğe geç
2Wsözlük

tutmak

fiiltut·mak/tut.ˈmak/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, bir şeyi elde ya da bir yerde bırakmayıp kontrol altında bulundurmaktır. Elde tutmaktan yakalamaya, avlamaya, birini alıkoymaya ya da bir yere kapamaya uzanan anlamlar buradan dallanır. Bir şeyin bir alanı "tutması" onu kaplaması demektir: "masa odanın yarısını tutuyor". Genellikle belirtme durumundaki bir nesneyle kullanılır: "elini tutmak", "balık tutmak".

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    elde bulundurmak, ele almak

    • Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu.— Ö. Seyfettin
  2. 2.

    ele geçirmek, yakalamak

    • Kaç buradan, seni şimdi gelip burda tutarlar;/Zincir vurup o karanlık zindanlara atarlar;/Kaç buradan kuş gibi!— Mehmet Emin YURDAKUL, Türk Sazı, 1979, 55, Atlas Kitabevi
  3. 3.

    avlamak

    • Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz.— R. H. Karay
  4. 4.

    yanında bulundurmak, alıkoymak

    • Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım— !
  5. 5.

    hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek

    • Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir.— S. F. Abasıyanık
  6. 6.

    kaplamak

    • Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir.— T. Buğra
  7. 7.

    kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olması, kalması.

    • Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları.— S. F. Abasıyanık
  8. 8.

    denetimi ve yetkisi altına almak

  9. 9.

    desteklemek, birinden yana çıkmak

  10. 10.

    beğenmek, kabul etmek

    • Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır.— T. Buğra
  11. 11.

    gereğini yapmak, yerine getirmek

    • Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.
  12. 12.

    uygun gelmek, çelişmez olmak

    • Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu.— R. N. Güntekin
  13. 13.

    kapatmak, sarmak

  14. 14.

    hizmetine almak veya kiralamak

    • Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim.— P. Safa
  15. 15.

    bir işe herhangi bir anlayışla girişmek

    • Yapıyı geniş tuttu.
  16. 16.

    beddua, dua, ah v.s. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak

    • Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak.— M. Ş. Esendal
  17. 17.

    ulaşmak, varmak

    • «Yazı tutarız bunlarla» dedi babam, «ondan öte karpuz kabuğu ile de besleriz.»— Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, 2006, 75, Yordam Kitap
  18. 18.

    para toplamı ...-e varmak, değeri olmak

    • Aldığım şeyler bin lira tuttu.
  19. 19.

    uğramak

    • Vapur İzmir'i tutmayacakmış.
  20. 20.

    herhangi bir durumda bulundurmak.

    • Çoraplarına baktım, beyaz giymeye meraklı olduğu kadar onları beyaz tutmamaya da meraklıydı.— Batuhan AŞIKTOPRAK, Kurdun Postu, 2019, 53, Varlık Yayınları
  21. 21.

    varsaymak, farz etmek

    • Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti.— M. Ş. Esendal
  22. 22.

    hedef olarak almak

    • Taşa tutmak.
  23. 23.

    alacağa veya vereceğe saymak

    • On bin lirayı borcunuza tuttum.
  24. 24.

    yaklaştırmak

    • Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar.— A. Ş. Hisar
  25. 25.

    kullanmak

    • Yaşmak tutmak. Ustura tutmak.

Dil bilgisi notu

  • tutmak, iki heceli (tut·mak) bir fiildir.
  • Fiil kökü “tut-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: tutuyor, tuttu, tutacak, tutar.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 25 anlam, 8 deyim ve 3 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.

Fiil çekimi

Göster
Fiil çekimi
Kip / zamanbensenobizsizonlar
Şimdiki zamantutuyorumtutuyorsuntutuyortutuyoruztutuyorsunuztutuyorlar
Görülen geçmiş zamantuttumtuttuntuttututtuktuttunuztuttular
Öğrenilen geçmiş zamantutmuşumtutmuşsuntutmuştutmuşuztutmuşsunuztutmuşlar
Gelecek zamantutacağımtutacaksıntutacaktutacağıztutacaksınıztutacaklar
Geniş zamantutarımtutarsıntutartutarıztutarsınıztutarlar
İstek kipitutayımtutasıntutatutalımtutasınıztutalar
Şart kipitutsamtutsantutsatutsaktutsanıztutsalar
Gereklilik kipitutmalıyımtutmalısıntutmalıtutmalıyıztutmalısınıztutmalılar
Emir kipi–tuttutsun–tutuntutsunlar
Olumsuz görülen geçmiştutmadımtutmadıntutmadıtutmadıktutmadınıztutmadılar

Deyimler (8)

Birleşik ve türemiş sözcükler (3)

tutabilmek, tutulmak, tutturmak

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…