İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Buğday

Orhan Veli Kanık

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Düzüldü uçsuz bucaksız alay, Çıngıraklar çalar kapılarda. Düzül uçsuz bucaksız alay, Bak, son hasad başladı rüzgârda. Okundan ayrılmak üzere yay, Kuyuların ağzı genişledi. Okundan ayrılmak üzere yay, Korku tâ kemiğime işledi. Savruluyor gökyüzünde buğday, Gölgeler uzaklaşıyor yerde. Savruluyor gökyüzünde buğday, Tanrım! Tanrım! Bir deva bu derde. Düzüldü uçsuz bucaksız alay, Çıngıraklar çalar kapılarda. Düzüldü uçsuz bucaksız alay, Bak, son hasad başladı rüzgârda. Undan bize de pay, bize de pay, Koşun, buğday dağıtıyor Yusuf. Undan bize de pay, bize de pay, Çökmeden sonu gelmiyen küsuf Eriyecek tencerede kalay, Çocuklar ağlaşmasınlar dağda. Eriyecek tencerede kalay, Yetişmiyecek Ömer imdada. Altında aynı eyer, aynı tay; Arayıcısı herkes bir sesin. Altında aynı eyer, aynı tay; Seferi aynı köye herkesin. Artık kuruldu bu kervansaray, Boşuna düşünür ihtiyarlık. Artık kuruldu bu kervansaray, Şimdi seslerle dolu mezarlık.

Metindeki kelimelerin anlamları

deva
çare, derman
koşun
Yan yana durmuş asker dizisi.
küsuf
Güneş tutulması
mezarlık
Mezarların bulunduğu yer; kabristan, gömütlük, sinle, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyatarlası.
bucaksız
bucağı olmayan
düşünür
genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
ihtiyarlık
ihtiyar olma durumu, yaşlılık.
herkes
(belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
ayrılmak
ayırma işine konu olmak
altında
sahnenin seyirciye yakın kesimi

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)