İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Feramuş itti hayli dem beni yad itmeden kaldı

Ani Hatun · Ani Hatun kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Feramuş itti hayli dem beni yad itmeden kaldı Benim çok sevdigim mahzunu dilşad itmeden kaldı Nola t'amirine kasd itmese şah-ı cihan banım Bilür kim hatır-ı viranım abad itmeden kaldı Kalupdur bahr-i gamda fülk-i dil yok sahil-i maksud Hayıflar rüzgarim bana imdad itmeden kaldı Düşelden ran-ı aşk-ı yare zar ü natüvandır dil Ser-i kuyinde halim yare feryad itmeden kaldı Niçün derpey olur Ani ki hal-i Kays'ı bilmez mi O biçare yetürdi kendin irşad itmeden kaldı }} {{eser son|kaynak=|telif=

Şiir açıklaması

Şiirde konuşan kişi, sevdiği tarafından uzun süre hatırlanmamış olmanın hüznünü dile getirir. Sevgilinin, mahzun gönlünü sevince kavuşturmadığını; kendi yıkık gönlünü de onarmadığını söyler. Böylece şiirin temel duygusu özlem, kırgınlık ve karşılıksız kalan aşkın verdiği çaresizliktir.

Gönül, “gam denizi”nde yol alan bir gemi gibi düşünülür; bu geminin maksadına ulaşacağı bir “sahil”, yani kıyı yoktur. Şair, talihinden yardım göremediğini ve sevgilinin bulunduğu yerde hâlini anlatıp feryat edemediğini belirtir. “Ser” sözcüğü “baş” anlamındadır; burada sevgilinin bulunduğu yere ilişkin imgeye katılır. “Zar” ise sözlükte ince perde veya örtüdür; gönlün güçsüz ve incinmiş hâliyle birlikte anılır.

Son bölümde Ani, Kays’ın hâlini bilmesine rağmen aşkın peşinden gitmekle sorgulanır. Kays ve “biçare”, yani çaresiz kişi imgesi, aşk karşısında yönünü bulamayan âşığın durumunu pekiştirir. Şiir genel olarak, sevgiliye duyulan derdin dile getirilemeden sürüp gitmesini anlatır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

zar
ince perde veya örtü
sahil
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
ser
baş
dem
nefes, soluk
biçare
çaresiz, zavallı kimse
kendin
(dönüşlü dönüşlü): Kişinin yanındakiyle konuşurken kullanabildiği bir söz.
maksud
Kast edilen

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)