Şiir
Hikmet-81
Didâr üçün cânnı kurbân kılmagunça
İsmâil dek didâr ârzu kılmang dostlar
Cândın keçip tarikatga kirmegünçe
Aşıkmen dep yalğan davâ kılmang dostlar
Aşıklık uluğ dava kılsang munı
Mihnet birle sınar ermiş Mevlâm seni
Renc ü mihnet birle bolsang tüni küni
Maşukangdın köngül özge kılmang dostlar
Menlik birle tarikatga kirmediler
Cândın keçmey yolğa kadem koymadılar
Nefs öltürmey teslim fenâ bolmadılar
Ham tamalığ birle yolğa kirmeng dostlar
Uşbu ışknı yolı tilim bolmakturur
Munda yığlab âhiretde külmektürür
Gül rengleri zeferân dek solmakturur
Mundağ bolmay âşıkmen dep aytmang dostlar
Mürşidlerni hizmetini kıl ihtiyâr
Özlügümdin yolğa kirdim deme zinhâr
Yahşı bilseng tarikatnı hatarı bar
Kılavuzsız uşbu yolğa kirmeng dostlar
Mürşidlerge hizmet kılsang nefsge âfet
Tegme nâdân bu yollarda kılmas tâkat
Sâdık kullar bu yollarnı bilür râhat
Tirig ölmey didâr ârzu kılmang dostlar
'Elkezzâbu lâ ümmeti" dedi sizge
Ol Muhammed Hak Resulı erdi bizge
Yalğançığa cennet yoktur vallâh anga
Yalğan sözlep imânsızın ketmeng dostlar
Hânumânın terk etmezdin körmes didâr
Didâr körey degen âşık bolur bidâr
Andağ âşık âhir körgey anda didâr
Didâr körmey sırdın haber tuymang dostlar
Sırdın manâ tuymağanlar bigânedür
Ol âşıknı mekânları veyranedür
Işk yolıda cân bergenler cânânedür
Cândın keçmey cândın haber bilmeng dostlar
Kul Hâce Ahmed özdin keçmey da'vâ kılma
Halk içinde âşıkmen dep tilge alma
Aşıklık uluğ işdür gâfil bolma
Gâfıl bolup Hak didârın körmeng dostlar}}
{{eser son|kaynak=|telif=
Metindeki kelimelerin anlamları
- takat
- bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet
- dep
- (Kastamonu, Sinop ağzı) tekmele
- halk
- Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu; cumhur, folk.
- kadem
- uğur
- mihnet
- bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
- bar
- Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu
- hâce
- ağa
- nadan
- cahil, bilgisiz
- zinhar
- Asla.
- didar
- yüz
- hizmet
- birinin işini görme veya birine yarayan işi yapma
- âşık
- Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse.
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)