İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Hırrenâme

Namık Kemal

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Kedimin her gece böbrekle dolardı sepeti Yok idi Ni'metinin râhatının hiç adedi Çeşmi şehlâ nigehi fârik iken nik ü bedi Sardı etrafını bin dürlü adular Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi Keyfi gelse bıyığın oynatarak mırlar iken Kızdırırsan yüzüne atlayarak hırlar iken Kuyruğu geçse ele dırlanarak hırlar iken Sofrada her kedinin def'ini hazırlar iken Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi Keseyi kapsa dökerdi yere hep pâreleri Ciğere işler idi tırnağının yâreleri Koşturur oynar idi kukla gibi fareleri Deliğe sokmaz idi bir gün o âvâreleri Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi Ürperir tüyleri bir kerre deyince mırnav Korkudan başlar idi lerzişe bakkal ile manav Saldırırdı âdeme bulmaz ise başka bir av Yüzünü görse köpekler diyemezken hav hav Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi Sokulunca yatağa kovmak ile gitmez idi Okşamakla tokadı tekmeyi farketmez idi Yiyecek görse gözü mırlaması bitmez idi Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi

Şiir açıklaması

“Hırrenâme”, anlatıcının sevdiği kediyi anlattığı, hem güldüren hem de kaybın ardından duyulan üzüntüyü taşıyan bir şiirdir. Kedi; bıyığını oynatıp mırlayan, kızınca hırlayan, fareleri kovalayan ve yiyecek görünce ilgisini belli eden canlı bir karakter olarak çizilir. Sepet, fareler, tırnak izleri ve kuyruğu gibi ayrıntılar bu hareketli portreyi kurar.

İlk bölümlerde kedinin çevresindeki hayvanlara ve insanlara karşı üstün, atak ve oyunbaz tavırları abartılı örneklerle anlatılır. “Sofrada her kedinin def’ini hazırlar iken” dizesindeki “def”, sözlükte “savma” anlamındadır; yani kedi, sofradaki diğer kedileri uzaklaştırmaya hazırdır. “Gaflet” ise sözlükte “aymazlık” demektir. “Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi” dizesi, kedinin kaybını fare imgesiyle dile getirir; şiir bu ifadenin anlamını ayrıca açıklamaz.

Son bölümde kedinin yatağa sokulması, kovulunca gitmemesi ve yiyecek görünce mırlaması hatırlanır. Böylece anlatıcı, kedinin yalnızca avcı ve haşarı yanını değil, ev içindeki alışkanlıklarını da anımsatır. Her bölümde yinelenen “Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi” dizesi, şiirin neşeli betimlemelerinin altında bir yas bulunduğunu gösterir. Genel olarak eser, sevilen bir hayvanın kendine özgü davranışlarını mizahi bir dille anlatırken onun yokluğuna duyulan özlemi de öne çıkarır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

bakkal
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse
def
savma
hav
Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy; ülger
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ini
Kayınbirader.
vah
beddua
gaflet
aymazlık
mırnav
miyavlama sesi
kovmak
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek; savmak, defetmek, deflemek.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)