Şiir
Sancağ-ı Şerif Huzurunda
Ey rayet-i Peygamber, ey ümmid-i ahiri
Milyonla kulubun;
Ey nefha-i gaybiye-i nusret, ki safiri
Vecd- aver olur ruhuna şarkın ve cenubun;
Kudsiyyet-i feyzinle açıl, rengini göster,
Varsın soluk olsun
Bir hahzacık ey seyf-i cihad, oyna kınından,
Aksın koyu kanlar;
Vadeyliyor Allah, olacaktır sana kurban
İslam’a ihanet düşünen can-ü cihanlar.
Gafil medeniyyet, seni en sonra muhakkak
Hüsran ile tetvic edecek akl-i tebahın
Allahına şükret:
Şükret ve maasine olup taib-ü nadim,
Haktan talep-i ecr-i cihad et... Ne saadet,
Rabbin ne saadet ki, bugün din uğrunda
Emvalimi verdim;
Rabbim ne saadet, ne saadet ki yolunda
Emvalimi, eşgalimi, amalimi verdim.
Artık yürürüm... avn-i Hüda meşal-i rahım,
Biazm-ü iradet;
Peygamberimin sancağı oldukça penahım.
Elbet benimdir ebedi savn-ü selamet
Artık yürürüm... Yıldırım insin beni yakmaz,
Boğmaz beni tufan;
Ben hıfz-ı melaikteyim, elbette bırakmaz
Onlar beni düşmanlara, yoktur buna imkan.
Gözler yumulu, sine açık, can müteselli,
Vicdansa pür-ümmid.
Ben Rabbime doğru
Her an müteveccih, mütevekkil ve saburum,
Ölsem de ne mutlu bana, kalsam da ne mutlu!
Metindeki kelimelerin anlamları
- elbette
- her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- hüsran
- beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı
- muhakkak
- kesinlikle
- müteselli
- avunmuş
- nefha
- güzel koku
- sine
- göğüs
- talep
- bir kişiden bir şeyi yapmasını veya yapmasını isteme, istem, dileme
- din
- Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum; diyanet.
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- ihanet
- hıyanet, hainlik
- oldukça
- olabildiğince
- peygamber
- İnsanlara Allah'ın emirlerini bildiren, onları Allah yoluna, dîne çağıran kimse
- uğrunda
- amacında, yolunda
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)