Sözlük dizini
“Ş” harfi
25 madde · Mecazlar
- şebekisimGenellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, uzun veya kısa kuyruklu türleri olan maymun.
- şaklabanisimŞen, şakacı ve güldürücü kimse
- şehvetisimErkek ve dişinin birbirine karşı duydukları güçlü cinsel istek.
- şişirmekfiilşişkin bir duruma getirmek
- şablonisimDeğişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve işlevine göre yapısı değişen cihaz
- şeytanisimDinlerde ve mitolojilerde insanlara kötülük yaptıran, kötülüklerin sebebi olarak gösterilen ruhani varlık.
- şaha kalkmakifadeşahlanmak.
- şerbetlenmekfiilPişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
- şahbazisimiri bir tür akdoğan
- şov yapmakfiilgösteri yapmak.
- şerbetlisıfatŞerbet katılmış olan; şuruplu, şireli.
- şikâyet etmekfiilbirinin yaptığı yanlış bir iş veya davranışı ilgili makama veya daha üst makamdakine bildirmek
- şafakisimGüneş doğmadan az önce beliren aydınlık.
- şekerlemekfiilİçine şeker koymak, şekerle tatlandırmak.
- şikestesıfatKırılmış, kırık
- şekerisimŞeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.
- şişirmeisimşişirmek işi
- şahlanmakfiilAtın sadece arka ayaklarının üzerinde duracak biçimde yükselmesi.
- şerhisimaçma, ayırma
- şuurisimAnlayış, idrak. Vicdan. Hiss-i zâhirle duymak.
- şakşakçıisimBir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse; alkışçı, zilli bebek.
- şeytan taşlamaisimHac görevini yerine getiren Müslümanların, Mina adlı yerde Kurban Bayramı'nın birinci, ikinci ve üçüncü günü şeytana yedişer adet taş atmaları.
- şairisimşiir söyleyen veya yazan kimse
- şiirisimZengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi; manzume, nazım
- şiddetisimbir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik