Sözlük dizini
“Ş” harfi
702 madde · Standart Türkçe
- şeyhülislâmisimOsmanlı imparatorluğunda, kabinede sadrazamdan sonra yer alan ve din işlerine bakmakla birlikte dünya işlerine de din bakımından karışan üye
- şeyhülislâmlıkisimŞeyhülislâm olma durumu
- şeyleisimBir şeyle.
- şeytanarabasıisimKimi bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu.
- şeytanbastonuisimKuzey Amerika'da yetişen bir çalı türü, Aralia spinosa
- şeytancasınazarfşeytanca
- şeytanfeneriisimYanardöner fener
- şeytaniğnesiisimŞeytaniğnesigiller familyasına giren kız böceklerine verilen genel ad (Aeschna)
- şeytaniğnesigillerisimKız böcekleri takımına giren bir familya
- şeytanlıkisimŞeytan olma durumu
- şeytanmasasıisimRüzgâr veya su tarafından kayaların daha çok alt kısımlarının aşınması ile ortaya çıkan yeryüzü oluşumu; mantar kaya
- şeytanminaresiisimKimi deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı.
- şeytansaçıisimküsküt
- şeytantersiisimMaydanozgillerden, Orta Asya'da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen, kalın köklü, sarı çiçekli, pis kokulu bitki; baldırgan (Ferula assa-foetida).
- şeytantırnağıisimÇan çiçeğigillerden, genellikle dağlarda yetişen bir çeşit bitki (Phyteuma).
- şeytanîsıfat“Şeytani” sözcüğünün yerini almış eski yazımı.
- şeytanılainisimLanetlenmiş olan şeytan
- şezlongisimÜzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk.
- şeşbeşisimTavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün beş gelmesi
- şeşciharisimTavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün dört gelmesi, altı dört, dört altı
- şeşperisimAltı dilimli topuz
- şeştavisimKarabasan.
- şeşyekisimTavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün bir gelmesi
- şeşüdüisimTavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün iki gelmesi
- şeşüseisimTavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün üç gelmesi
- şiarisimduyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik
- şibboletisimBir topluluğu diğerinden ayıran basit bir sözcük, kısa bir cümle, bir iz ya da bir davranış.
- şibidakisimOtomobillerde açılır tavan.
- şiddetisimbir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik
- şiddetlezarfgüçlü bir biçimde