Sözlük dizini
“A” harfi
1.789 madde · Terimler
- ayak bileğiisimBaldır kemikleriyle tarak kemikleri arasında bulunan ve yedi kemikten oluşan ayağın arka bölümü.
- ayak mantarıisimayaklarda oluşan mantar enfeksiyonudur
- ayak parmağıisiminsan ayağında bulunan parmaklardan her biri
- ayak satıcısıisimGezerek satıcılık yapan kimse.
- ayak tabanıisimayağın alt kısmı, aya
- ayak takımıisimBir toplumdaki görgüsüz ve yaşayışı çok basit olan kimseler.
- ayak tedavisiisimayakta oluşan bir hastalığın veya rahatsızlığın tedavisi
- ayak topuisimon birer oyuncudan oluşan iki takım, iki kale ve bir futbol topu ile oynanan dünyanın en popüler takım sporu, futbol
- ayak yoluisimtuvalet, ayakyolu, arkadan musluklu bir alaturka tuvalet
- ayak yuvarıisiminsanların ve memeli hayvanların ayak tabanlarındaki kaslı yumrular
- ayakaltıisimgalip geçenlerin çok olduğu yer
- ayakbastıisimyere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı, ayakbastı parası
- ayakbastı parasıisimyere gelenden alınan vergi, ayakbastı
- ayakkabıcıisimayakkabı yapan kişi, başmakçı, pabuççu
- ayaklı maniisimayaklı mâni kavramının yanlış kullanımı
- ayaklı mâniisimcinaslı mâni.
- ayaklıkisimbir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
- ayakucuisimyeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun dünya merkezine doğru olan yönü
- ayakyoluisimayak yolu
- ayakçakisimmerdiven, merdiven basamağı
- ayandon fırtınasıisim28 Ocak'ta başlayan fırtına.
- ayarlayıcı dil bilgisiisimYazı dilini inceleyip kurallara bağlayan, böylece dilin doğru yazılıp okunması ve konuşulmasını amaçlayan dil bilgisi; kuralcı dil bilgisi.
- ayazisimduru, sakin havada çıkan kuru soğuk
- ayazmaisimRumların kutsal saydıkları kaynak ya da pınar
- aybaşıisimBelirli yaşlar arasında kadınların ayda bir döl yatağından kan gelmesi durumu.
- aydıngerisimparlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt, aydınger kâğıdı
- aydınlanmaisimAydınlanmak işi veya durumu
- aydınlanma çağıisimAvrupa'da Rönesans'tan sonra gelen bilimin, usun egemen olduğu çağ.
- aydınlatmaisimaydınlatmak işi.
- aydınlatmakfiilkaranlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak